1. Anasayfa
  2. Gündem

Türkiye’den Tarihi Eser Atağı: Yapay Zeka ile Kaçak Eserler Tespit Ediliyor

Türkiye’den Tarihi Eser Atağı: Yapay Zeka ile Kaçak Eserler Tespit Ediliyor
0

Türkiye yurt dışına yasadışı yollarla götürülen kültür varlıklarını geri alma konusundaki kararlı mücadelesinde bir zafer daha kazandı. Bu mücadele, Türkiye kökenli eserleri tespit etmek amacıyla geliştirilen yeni bir YZ aracıyla da desteklendi.

2. veya 3. yüzyıla ait olan gerçek boyutlu bronz Marcus Aurelius heykel, 1960’larda Türkiye’nin güneybatısındaki Antalya yakınlarında bulunan antik Bubon şehrinden kaçırıldı. Araştırmalar, bilimsel testler ve tanık beyanlarıyla geçen yılların ardından, bu başsız heykel geçen yıl Türkiye’ye geri döndü. Eserin bir Ohio müzesinden iadesi, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Manhattan Bölge Savcılığı ile yapılan iş birliği sayesinde gerçekleşti.

Heykelin günümüze kadar ulaşması bile olağanüstü bir durum. Antik çağda bronz, silah, madeni para veya günlük eşyalar yapmak için eritilen değerli bir hammaddeydi. Bu sebeple, bu ölçekteki bronz heykeller günümüze kadar nadiren korunabiliyor.

Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Zeynep Boz’un belirttiğine göre, Cleveland Museum of Art yıllarca eserin kökenini kanıtlayacak yeterli veri olmadığını iddia ederek süreci yokuşa sürdü ancak arkeometri uzmanı Profesör Ernst Pernicka’nın, heykelin Roma imparatorlarının bronz heykellerine ev sahipliği yapan bir imparatorluk tapınağının bulunduğu Bubon’dan geldiğine dair “hiçbir şüphe olmadığını” açıklamasıyla durum değişti. Boz, toprak ve kurşun örneklerinden elde edilen bilimsel kanıtların müzeyi ikna ettiğini söylüyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, heykelin Temmuz ayındaki iadesi sırasında, “Uzun soluklu bir mücadeleydi. Biz haklıydık, kararlıydık, sabırlıydık ve kazandık.” açıklamasını yaptı. Türkiye yasadışı tarihi eser kaçakçılığıyla mücadelesini artırdı ve sadece 2025 yılında 180 kültür varlığının iadesini sağladı.

Kaçak Eserleri Tespit Etmek için YZ

Yeni geliştirilen YZ destekli TraceART sistemi Marcus Aurelius heykelinin geri alınmasında yer almasa da, bu ay İngiltere’den kurtarılan 16. yüzyıla ait iki İznik çinisinin tespit edilmesine yardımcı oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından geliştirilen bu araç, satış platformlarındaki, müzayedelerdeki ve sosyal medyadaki görüntüleri tarayarak Türkiye kökenli olabilecek kaçak eserleri belirliyor. İşaretlenen ürünler uzman değerlendirmesine gönderiliyor.

Boz, TraceART sisteminin 2025 yılında faaliyete geçtiğini ve o günden bu yana incelenmek üzere yüzlerce nesne belirlediğini söylüyor. Tarihi Eser Kaçakçılığı biriminden Burcu Özdemir, Ocak ayında Colorado’daki Denver Art Museum’dan Anadolu tarzı bir mermer başın geri alındığını belirtti. Müze, eserin “1940’larda İstanbul’da görev yapan bir ABD Başkonsolosunun eşi tarafından bağışlanmış olması” nedeniyle Ankara ile iletişime geçti.

Türkiye’nin yürüttüğü bu kampanya, eserlerin İran, Çin ve Mısır gibi ülkelere iadesini de kapsıyor. Boz, Çin’deki tapınaklardan çalınan iki eseri geri verdiklerini ve Türkiye’ye yasadışı yollarla geldiği anlaşılan Kabe’ye ait bir anahtarın da Mısır’a iade edildiğini belirtiyor.

Louvre Müzesindeki Osmanlı Çinileri

Türkiye şimdi Osmanlı döneminde götürülen diğer eserlerin peşinde: Berlin’deki “Yaşlı Balıkçı” olarak bilinen antik mermer gövde ve Louvre bünyesinde bulunan onlarca İznik çinisi.

Boz, “18. ve 19. yüzyıllarda alınan eserlerin yasal yollarla edinildiğine dair bir varsayım var. Biz bu görüşü paylaşmıyoruz.” diyor. Yasadışı çini değişimi, 2003 yılında Osmanlı döneminden kalma bir kütüphanenin duvarından düşen bir çininin arkasında Fransız üretici damgasının görülmesiyle ortaya çıktı. Orijinal çiniler, 1800’lerin sonunda restorasyon yaptığını iddia eden bir Fransız tarafından alınmış ve yerlerine sahteleri yerleştirilmişti.

Ayasofya’nın bahçesindeki Sultan II. Selim Türbesi’nin bir panelinde yer alan bu çiniler için Boz, “Fransa ile defalarca kanıt paylaştık ve Louvre ile görüştük ancak bir çözüme ulaşılamadı.” diyor. Bugün o panelde İngilizce, Fransızca ve Türkçe olarak “Karşınızdaki çiniler replikadır.” yazan bir tabela bulunuyor. Orijinal çiniler ise şu anda Paris’in 200 kilometre kuzeyindeki Louvre Lens şubesinde, “1895’te satın alındı” ibaresiyle sergileniyor.

Kaynak: https://www.france24.com/en/live-news/20260320-turkey-in-cultural-diplomacy-push-to-bring-history-home
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    sevdim
    Sevdim
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir