1. Anasayfa
  2. Teknoloji

Robotaksiler Trafiği Azaltmak Yerine Artırıyor Olabilir

Robotaksiler Trafiği Azaltmak Yerine Artırıyor Olabilir
Three Waymo self-driving vehicles drive in a row down a city street in San Francisco, California, March 12, 2026. (Photo by Smith Collection/Gado/Getty Images)
0

Uzun süre bilim kurgunun tekelinde olan robotaksi çağı, en azından birkaç Amerikan şehrinde artık bir gerçek. İlk başta içinde bir güvenlik sürücüsü olsa da DARPA Grand Challenges yarışmalarından Waymo’nun California’daki ticari hizmetine başlamasına kadar geçen süre on yılı biraz aştı.

En az 100 milyar dolar yatırım çeken bu teknolojinin savunucuları, robotaksilerin insan kontrollü araçlardan daha güvenli olacağını savunuyor. Nitekim geçen yıl Waymo’nun verileri, araçlarının insan sürücülere kıyasla çok daha az kazaya karıştığını ve sigorta taleplerinin çok daha düşük olduğunu gösterdi; her ne kadar okul otobüsleri ve su basan yollarla yaşanan son sorunlar teknolojinin kusursuz olmadığını gösterse de.

Tek avantaj ise güvenlik değil; otonom araçların trafiği azaltacağı da söyleniyor fakat Waymo’nun California Public Utilities Commission (CPUC) raporlarındaki veriler, robotaksilerin en azından bu konuda Lyft ve Uber gibi yolculuk paylaşım hizmetlerinden daha iyi olmadığını ortaya koyuyor.

İçeride Kimse Var mı?

MIT Transit Lab Araştırma Direktör Yardımcısı Awad Abdelhalim tarafından Transport Findings dergisinde yayımlanan çalışma, Ağustos 2023 ile Aralık 2025 arasındaki yaklaşık 1.000 günlük dönemin verilerini inceliyor. Bu süre zarfında Waymo’nun robotaksileri, ayda yaklaşık yüzde 15 büyüme oranıyla, toplam 138,8 milyon km mesafe kat ederek 19,3 milyon yolcu için 13,8 milyon yolculuk gerçekleştirdi. Abdelhalim, yolculukların ne kadarının “deadheading” (boş seyir) olarak bilinen boş robotaksiler tarafından yapıldığını ve bu sayının zamanla nasıl değiştiğini görmek istedi.

Başlangıçta Waymo’nun kat ettiği kilometrelerin yalnızca yüzde 36’sında araçta yolcu bulunuyordu ancak Abdelhalim, inceleme döneminin sonunda bu oranın yaklaşık yüzde 56’ya yükseldiğini ve ardından sabitleştiğini gördü. Bu durum, Waymo’nun kat ettiği kilometrelerin yaklaşık yüzde 44‘ünün boş elektrikli araçlarla yapıldığı anlamına geliyor.

Aslında iki farklı boş seyir türü var: Yolculuk atanmasını beklerken boş dolaşan araçlar ve yolcularını almaya giden boş araçlar. Waymo, filosunu genişlettikçe yolcu almaya giderken boş kat edilen km sayısını düzenli olarak azaltıyor. Yazar, kısmen Waymo’nun otoyol hizmetini başlatması sayesinde yolculuk başına düşen boş km sayısının da düştüğünü belirtiyor.

Geçen yılın sonlarında UC Berkeley’de politika ve otonom araçlar üzerine çalışan Matthew Raifman tarafından, Waymo’nun Ocak 2024 ile Eylül 2025 arasındaki CPUC verileri üzerinde yapılan benzer bir analiz de Waymo’nun kat ettiği kilometrelerin yüzde 44‘ünün boş araçlarla yapıldığını ortaya koydu. Üstelik boş kilometrelerin üçte ikisinde robotaksiler sadece müşteri atanmasını bekleyerek ortalıkta dolaşıyordu.

Yolculuk Paylaşımından Ne Daha İyi ne de Daha Kötü

İlginçtir ki, trafiği azaltmaya dair benzer iddialar bir zamanlar yolculuk paylaşımı için de ortaya atılmıştı. 2014 yılında MIT’deki diğer araştırmacılar, yolculuk paylaşımının araç sahipliğini azaltabileceğini ve trafiği hafifletebileceğini iddia eden bir çalışma yayımladı. Ancak kanıtlar, yolculuk paylaşımının aslında trafiği ve CO2 emisyonlarını artırdığını gösterince, yazarlardan ikisi daha sonra vardıkları sonuçları geri çekti. Bunun bir nedeni de bu hizmetin, insanların normalde yapmayacakları yolculukları teşvik edecek kadar ucuz olmasıydı. Yazarlar, robotaksilerin muhtemelen aynı tuzağa düşeceğini belirtti. (2018 yılında yapılan bir çalışma, San Francisco’da kat edilen toplam araç milindeki artışın neredeyse yarısının yolculuk paylaşım hizmetlerinden kaynaklandığını buldu.)

Toplamda, bir Lyft veya Uber sürücüsünün kat ettiği kilometrelerin yaklaşık %40’ı boş kilometrelerden oluşuyor.  Bu da direksiyon başında bir insan olsun ya da olmasın, trafik yoğunluğu açısından pek bir fark olmadığını gösteriyor. Sırası gelmişken, bu durum robotaksilerin istatistiksel güvenlik avantajının bir kısmını açıklamaya da yardım ediyor: Eğer bir robotaksideki ortalama yolcu sayısı, bir yolculuk paylaşım aracındaki ortalama yolcu sayısından her zaman daha düşükse, robotaksi için beklenen yaralanma oranı da buna bağlı olarak daha düşük çıkacaktır.

Diğer taraftan, trafik yoğunluğunu etkili bir şekilde azaltmak, toplu taşımanın güçlü bir şekilde genişletilmesiyle sağlanabilir. Bir otobüsteki aynı sayıda insan, binek araçlara dağıldıkları duruma kıyasla yolda çok daha az yer kaplar; tren ve metro söz konusu olduğunda ise bu oranlar daha da iyileşir.

Toplu taşıma da ucuz değil. Waymo bu yılın başlarında robotaksileri için 16 milyar dolar toplamış olabilir ve 2010’lardan bu yana sektöre en az 100 milyar dolar yatırım yapıldı. Buna karşın, Amerikan Toplu Taşıma Birliği (American Public Transport Association) beş yıl boyunca 268 milyar dolar yatırım çağrısında bulundu ve Transportation For America tarafından hazırlanan bir rapor, “dünya standartlarında” bir ulaşım sisteminin bedelini önümüzdeki 20 yıl için 4,6 trilyon dolar olarak hesaplıyor.

Not: DARPA Grand Challenges, ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı DARPA tarafından organize edilen; otonom araçlar, robotik ve siber güvenlik gibi kritik alanlarda teknolojik sıçramalar yaratmayı hedefleyen ödüllü yarışmalardır.

Kaynak: https://arstechnica.com/cars/2026/06/robotaxis-dont-cut-traffic-any-more-than-ride-hailing-study-finds/
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    sevdim
    Sevdim
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir