Meta’nın Muse uygulamasını ilk kullananlar, sistemin bu kadar iyi çalışmasının arkasında tüketici dostu ambalaja sarılmış bir OpenClaw yattığını öne sürüyordu. Meta, yapılan bu karşılaştırmaların tamamen temelsiz olmadığını açıkladı. Meta’nın Süper Zeka Meta Superintelligence Labs’te (MSL) ürünlerden sorumlu Nat Friedman’ın X paylaşımına göre Muse, ürün olarak “kesinlikle OpenClaw’dan büyük ölçüde ilham aldı.”
Ancak Friedman, Muse’un “sıfırdan inşa edildiğini” net bir dille belirtti.
Geçen yıl Meta’nın YZ Direktörü Alexandr Wang ile birlikte şirkete katılan eski GitHub CEO’su Friedman, Meta ekibinin OpenClaw’a adeta aşık olduğunu ve Muse’un milyarlarca insana ulaştırılabilecek “OpenClaw benzeri bir deneyim” sunmasını istediklerini söyledi.
OpenClaw açık kaynaklı bir proje olduğundan, özellikle de bu yılın başlarında OpenAI’ın projenin yaratıcısını kadrosuna katmasına yol açan büyük başarısı göz önüne alındığında Meta’nın ondan ilham alması şaşırtıcı değil. Yine de bu durum, Meta’nın vaat eden ürünleri alıp en iyi özelliklerini kopyalamaya dayalı bilinen stratejisini bir kez daha gösteriyor; tıpkı Snapchat’in “Hikayeler” formatını kopyalayarak yaptıkları gibi.
Friedman’ın X’teki bu açıklaması, bir YZ uygulaması kurucu ortağı olan Ansh Nanda’nın paylaştığı ve YZ çevrelerinde hızla yayılan bir gönderiye yanıt olarak geldi. Nanda gönderisinde, “Muse KESİNLİKLE sıradan kullanıcılar için yapılmış bir OpenClaw.” ifadesini kullandı.
Nanda’nın X paylaşımında Muse ile yapılan bir sohbetin ekran görüntüsü de yer alıyordu. Sohbet esnasında YZ ajanı, kendi sistem dosyaları ile OpenClaw’a ait dosyalar arasındaki benzerliğin “bir tesadüf değil, tam bir eşleşme” olduğunu belirtti.
Kısa süre içinde bu paylaşım (ve genel olarak X platformu), diğer kullanıcıların kendi karşılaştırmalarını ve bulgularını paylaşmasıyla hareketlenmeye başladı. Örneğin bir kullanıcı, Muse’un da bir SOUL.md dosyasına sahip olduğunu fark etti. Bu dosya, bir YZ ajanının kişiliğini, iletişim tarzını, tonunu, değerlerini, davranışsal sınırlarını ve uzmanlık alanını tanımlayan düz metin biçimindeki (Markdown adı verilen basit bir biçimlendirme diliyle yazılmış) bir yapılandırma dosyası.
Bir başka kullanıcı ise dosyaların iki asistan arasında sadece aynı isimleri taşımakla kalmadığını, içeriklerinin de neredeyse birebir aynı olduğunu vurguladı.
X’teki paylaşımının ardından Friedman, Muse’un neden bir YZ ajanının çalışma alanını oluşturan dosya isimlerinin birebir aynısını kullandığı ve neden SOUL.md dosyasında “neredeyse aynı içeriklerin” yer aldığı yönündeki bir soruya da yanıt verdi. Friedman bu iddialara karşı çıkmak yerine basitçe, “Peter’ın (OpenClaw’ın yaratıcısı Peter Steinberger) bu konuları tam olarak doğru çözdüğünü düşündük.” cevabını verdi.
Friedman X’te şunları yazdı: “Muse’u sıfırdan inşa ettik ancak bir ürün olarak kesinlikle yoğun bir şekilde OpenClaw’dan ilham aldı. Ocak ayında OpenClaw’u kullandıktan sonra MSL ekibi için yüzlerce Mac mini satın aldım ve çoğumuz OpenClaw (ve diğer kişisel ajanları) kullanmaya bayıldık.”
Devamında ise, “@steipete (Peter Steinberger) bir deha ve geliştirdiği altyapı en başından beri öncü nitelikteydi. Birçok insanın bundan ilham aldığını düşünüyorum. Muse ile amacımız; güvenli, kullanımı kolay ve milyarlarca insana ölçekleyebileceğimiz OpenClaw benzeri bir sistem kurmaktı.” ifadelerini kullandı.
Muse uygulaması şimdiye kadar oldukça büyük bir başarı yakaladı ve kısa süre önce ABD App Store’unda 1 numaraya yükseldi. Veriler, platformlar ve pazara sunulma durumları doğrudan karşılaştırıldığında, uygulamanın ChatGPT’nin ilk çıkış döneminden daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor.
Görüşü sorulan bir Meta sözcüsü, Friedman’ın açıklamalarına işaret ederek şirketin bu konuda ekleyeceği başka bir şey olmadığını belirtti.
Kaynak: https://techcrunch.com/2026/09/22/meta-admits-muses-likeness-to-openclaw-isnt-a-coincidence/
