Gazeteci Muhammad Aalijah yolcu koltuğunda oturuyor, kamera kayıtta ve “Pakistan’da yetenek sıkıntısı yok” anlamına gelen sözlerle Pakistanlıların yeteneğini övüyor. Direksiyon kendi kendine dönüyor. Aracı kimse kullanmıyor. Derken internet bağlantısı kesiliyor.
Sonrasında olanlar herkesin zaman akışına düştü ancak internetteki mizahi paylaşımlar gerçek hikayeyi gömmeden önce şunu belirtmek gerek: Bu sürücüsüz bir Tesla değildi. Otonom da değildi. Abbottabad merkezli teknoloji tutkunu Ehsan Zafar, uzaktan kumandalı bir araç inşa etti. Araçta “drive-by-wire” (elektronik kontrollü sürüş) aktüatörleri bulunuyordu, insan operatör başka bir yerdeydi ve kontroller bir internet veya uydu bağlantısı üzerinden sağlanıyordu. İslamabad‘daki D-Chowk‘ta, Parlamento Binası yakınlarında yapılan canlı bir gösteri sırasında bu bağlantı koptuğunda direksiyon arızalandı. Aalijah el frenine sarıldı.
Bu yeterli olmadı.
“Sürücüsüz” Aslında Ne Anlama Geliyordu?
Bildirildiğine göre sistem tasarlandığı gibi çalışıyordu; ta ki güvenlik mimarisi kopan bir bağlantıyla karşılaşana kadar.
News18, Times of India ve Latestly‘nin haberlerine göre:
- Aracı Zafar inşa etti.
- Gösteri yeri, doğrudan Parlamento Binası’nın dışında ve İslamabad‘ın yüksek güvenlikli kırmızı bölgesinde yer alan D-Chowk idi.
- Direksiyon arızasına internet bağlantısının kopması neden oldu.
- Ortaya çıkan düşük hızlı çarpışma, her iki araçta da küçük hasara yol açarken sıfır yaralanma ile atlatıldı.
- İslamabad polisi aracı geçici olarak alıkoydu ancak Zafar’a resmi bir ceza vermedi. Hatta bazı yerel yayın organları, yetkililerin bu anı güvenlik endişelerini dile getirirken gençlerin inovasyonlarını teşvik etmek için kullandığını bildiriyor.
Video bir “drive-by-wire” kurulumunu doğruluyor: Direksiyon gözle görülür şekilde kendi kendine dönüyor ve tamamen başka bir yerden uzaktan yönlendiriliyor. Bu bilim kurgu değil; maden araçlarında, lojistik sahalarında ve askeri uygulamalarda kullanılan bilindik bir mühendislik yaklaşımı. Tıpkı uygun emniyet sistemleriyle geliştirilen Snake Robots‘ta görülen uzaktan kumandalı yaklaşım gibi, bu alanlarda da yedekli, düşük gecikmeli ağlar ve fiziksel güvenlik çemberleri tartışmaya kapalı birer zorunluluk. Zafar bu altyapının hiçbirine sahip değildi. Elinde sadece halka açık bir yol, bir uydu bağlantısı ve yolcu koltuğunda çekim yapan bir gazeteci vardı.
İşin Şakası Bir Yana
“The Masla” ile Tesla karşılaştırması iyi bir espri malzemesi olabilir ancak altında yatan mühendislik dersi hiç de komik değil.
Sosyal medya bu prototipe, Urducada “sorun” anlamına gelen ve Tesla’ya adeta kendiliğinden ortaya çıkan bir gönderme olan “The Masla” adını taktı. Bir süre bu esprinin tadını çıkarın. Sonra görüntülerin aslında ne gösterdiğini düşünün: ağlantı kesildiğinde araçta devreye giren yerleşik bir yedek sistem, coğrafi sınırlandırma veya otomatik olarak çalışan yerel bir acil durdurma sistemi yoktu. Profesyonel uzaktan araç kontrolünde bağlantının kopması, aracın hemen güvenli şekilde durmasını sağlayan bir protokolü devreye sokar. Bu, isteğe bağlı bir mühendislik özelliği değil; sistemin temel noktasıdır.
News18’e göre Zafar’a destek verenler, haklı olarak, başarısız prototiplerin normal olduğunu ve Zafar’ın alay edilmekten ziyade teşvik edilmeyi hak ettiğini savunuyor. Latestly’nin haberine göre ise eleştirmenler, kendini kanıtlamamış uzaktan kontrollü bir aracı hassas bir kamu alanında test etmenin cesaret değil, çok daha kötü sonuçlara yol açabilecek bir güvenlik açığı olduğunu söylüyor. Her iki taraf da haklı. İşin rahatsız edici kısmı da bu.
Pakistan’ın geniş çapta bilinen, kapsamlı bir otonom araç düzenleyici çerçevesi yok. Zararsız, viral ve zamanlamasıyla tuhaf bir şekilde kusursuz olan bu kaza, tam da bu tartışmayı zorunlu kılan türden bir olay. Zafar‘ın hırsı gerçek. Sadece bir sonraki prototipinin, internet bağlantısının kesilmemesine bağlı olmayan bir emniyet sistemine ihtiyacı var.
Kaynak: https://tech.yahoo.com/transportation/articles/pakistan-homemade-driverless-car-just-153643603.html
