Bir YZ laboratuvarı, meyve sineğinin beynini gerçekte var olmayan sanal bir dünyaya yerleştirdiğini açıkladı. Beyin, YZ yardımıyla canlı ve anlık olarak üretilen, gerçekçi ancak tamamen yapay bir dünyaya yüklendi.
Bu ortamın çevresini hiçbir geliştirici oluşturmadı. Manzaraları bir makine hayal ederek üretirken uçuşu sineğin dijital beyni yönetiyor. Matrix’e hoş geldiniz.
Odyssey YZ laboratuvarı X’teki bir paylaşımında, “Meyve sineği beynini öncü bir dünya modeli olan Odyssey-3’ün içine yerleştirdik. Bu ufaklık şimdi tamamen hayal edilen simüle dünyalarda tek başına uçuyor.” diye yazdı.
Şirket, sineğin YZ tarafından üretilen bir marinada dolaştığı videoyu paylaştı. Şirketin CEO’su Oliver Cameron da YZ tarafından üretilen bir pazarda dolaşan sineğin videosunu yayımladı.
Cameron X paylaşımında, “Pazarın tadını çıkarıyor.” diye yazdı.
Bu deney hızla gelişen 2 alanı bir araya getiriyor: beyin simülasyonu ve YZ tarafından üretilen sanal dünyalar. Ortaya çıkan sonuç ise anında üretilen ortamlarda gezinen dijital bir sinek.
Ancak şirket deney hakkında daha fazla ayrıntı vermedi.
Şirket, Amazon ve Google Yatırımcıları Tarafından Destekleniyor
Odyssey, fiziksel dünyayı anlamak, öngörmek ve simüle etmek üzere tasarlanan YZ sistemleri inşa eden bir araştırma laboratuvarı.
Olası kullanım alanları arasında robotik kollar, insansı robotlar, otonom araçlar ve dronlar var. YZ sistemleri nesnelerin nasıl hareket ettiğini ve ortamların eylemlere nasıl tepki verdiğini öğrenebilirse, gerçek dünyada kullanıma sunulmadan önce simüle ortamlarda eğitilebilir.
Bu teknoloji oyun alanı için de sonuçlar doğurabilir; zira gerçek zamanlı dünya üretimi, oyuncuların tamamen senaryolaştırılmamış veya önceden inşa edilmemiş ortamları keşfetmesine imkân tanıyabilir.
Palo Alto, California merkezli Odyssey, yatırımcılardan yoğun ilgi gördü. Girişim, Amazon ve Google desteğiyle B Serisi yatırım turunda 310 milyon dolar topladı ve 1,45 milyar dolar değerlemeye ulaştı.
Bilim İnsanları Sineğin Beyin Haritasını Çıkarmak için Yıllar Harcadı
Bir meyve sineği Matrix’e girme onuruna ilk kez erişmiyor. Bunun arkasındaki bilimin gelişmesi yıllar sürdü.
Meyve sinekleri görece basit beyinlere sahip olduğu ve insanlarla birçok ortak gen paylaştığı için bilim insanları, nöronların nasıl çalıştığını incelemek amacıyla onlarca yıldır bu canlılardan yararlanıyor.
Bilim insanları son birkaç on yıldır sinek beyninin haritasını çıkarıyor; bunu nihayet başarmada ise YZ kritik hale geldi.
Bilim insanları 2024 yılında, yaklaşık 139.000 nöron ve 54,5 milyon sinaps içeren bir örneği yeniden modelleyerek beynin haritasını tamamen çıkardı. Bu model FlyWire konnektomu olarak biliniyor.
Bir diğer önemli araştırmada Philip Shu, sinek beyninin tamamını bir bilgisayarda simüle etmenin bir yolunu buldu.
Bu yılın başlarında biyoteknoloji girişimi Eon Systems bünyesindeki bilim insanları, bir meyve sineğinin beynini dijital bir 3D dünyaya yükledi. Araştırmacılar, yaklaşık 140.000 nöron ve 50 milyon sinaptik bağlantıdan oluşan merkezi beyin konnektomunu alarak NeuroMechFly adlı dijital bir bedene aktardı.
Bu aşamada Odyssey Lab’in dijital dünyalara yaptığı son sinek yüklemesinde FlyWire konektomunu kullanıp kullanmadığı bilinmiyor.
Makinelerin İnsanları Matrix’e Sokması Konusunda Endişelenmeli miyiz?
Bu tür haberleri okuduktan sonra, insan beyinlerinin simüle bir dünyaya bağlandığı 1999 yapımı The Matrix filminden esinlenen kıyamet senaryoları aklınıza gelebilir.
Ancak sinek beyni dijital bir ortama başarıyla yüklenmiş olsa da yakın zamanda insan beyinlerinin aynı şeyi yaptığını görmemiz pek olası değil. Bir meyve sineğinden insana geçiş yapmak akıl almaz boyutlarda devasa bir lojistik dağ.
Bir meyve sineğinin beyni yaklaşık 140.000 ila 167.000 nöron ve onlarca milyon sinapstan oluşuyor. Haritasının çıkarılması ise onlarca yıl sürdü. İnsan beyni ise 86 milyar nöron ve trilyonlarca sinaps barındırıyor.
Harvard bağlantılı laboratuvarlardaki araştırmacılar, insan beyninin “moral bozucu derecede karmaşık” olduğunu ve haritasını çıkarmanın uygulanabilir olmadığını belirtiyor. . Bilim insanları şu anda ara bir aşama olarak fare beyinlerinin bağlantı haritalarını çıkarmaya çalışıyor.

Bu deneylerde dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta ise FlyWire konnektom verilerinin kullanılmasının, yaşayan bir zihnin başka bir ortama aktarılması anlamında “sineğin beynini yüklemek” demek olmaması. Araştırmacılar sineğin hangi nöronlarının hangilerine bağlandığını gösteren nöral bağlantı şemasını çıkardı. Bu bilgi de bir simülasyon oluşturmak için kullanıldı.
Bir yazılım modeli sineğin nöral devrelerini taklit ediyor; ardından bu model davranışları tahmin etmek, sanal karakterleri kontrol etmek veya basit robotları yönlendirmek için kullanılabiliyor.
Kısacası simülasyondaki sinek bilinç sahibi değil. İnsan beyinleri açısından Matrix’e benzeyen bir teknolojiye ulaşmamıza hâlâ çok uzun bir yol var.
Kaynak: https://cybernews.com/ai-news/fly-brains-uploaded-ai-generated-matrix-simulator/
