Kozmik şafakta evren, devasa kara delikler ile doluydu. Bu yapılar öyle büyüktü ki bilim insanları nasıl var olabildiklerini açıklamakta hâlâ zorlanıyor. Yanıt, bu kozmik çağdan kalan ve daha önce hiç görülmemiş bir gök cisminde yatıyor olabilir.
Gökbilimciler, Nature dergisinde yayımlanan bir makalede, erken evrenden gelen son derece sıra dışı ve parlak kırmızı bir nokta keşfettiklerini bildirdi. Dışarıdan bakıldığında tüm Güneş sistemimiz büyüklüğünde devasa bir yıldızı andırıyor ancak bilinen her yıldızdan yaklaşık 100 milyar kat daha fazla enerji yayıyor. Söz konusu durum onu bir yıldızdan ziyade kara deliğe benzetiyor. Ekip, detaylı incelemelerin ardından bunun tamamen yeni bir gök cismi türü olduğuna karar verdi: Bir “kara delik yıldızı”. Araştırmanın başyazarı Rohan Naidu, MoM (Mirage or Miracle)-BH-1* olarak adlandırılan bu kara delik yıldızının “yoğun gaz örtüleriyle öyle bir sarmalandığını, adeta yıldız olgularını andıran bir biçimde ışıdığını” açıkladı.
Hawaii Üniversitesi’nde görev yapan gökbilimci Naidu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Arşiv veri tabanlarımızda milyarlarca yıldız, galaksi ve kara deliğe ait devasa veriler varken, kıyaslanacak hiçbir örneği bulunmayan bir gök cismi keşfetmek çok özel bir durum. MoM-BH-1 milyarda bir rastlanacak türden!”
Evrendeki Kırmızı Tonlar
Astronomi haberlerini takip ediyorsanız, evrenin erken dönemlerinde görülen “küçük kırmızı noktalar” hakkındaki tartışmaları muhtemelen duymuşsunuzdur. İtalya’daki Roma Sapienza Üniversitesi’nden Dominik Schleicher ve Şili’deki oncepción Üniversitesi’nden Rodrigo Herrera-Camus adlı gökbilimcilerin kaleme aldığı eşlik eden News & Views yazısına göre bunlar, yüksek kırmızıya kaymada gözlemlenen parlak ve sıkışık gök cisimleri. Bu durum “Dünya’ya ulaşan ışıklarının milyarlarca yıldır seyahat ettiği” anlamına geliyor.
Küçük kırmızı noktalar ilk bakışta pek etkileyici gelmeyebilir ama ilk keşfedildiklerinde gökbilimciler, bu kadim nesneleri gözlemleyen James Webb Uzay Teleskobu’nda (JWST) bir arıza meydana geldiğini düşündü. Öte yandan, evrenin en erken dönemlerine dair pek çok konu hâlâ gizemini koruyor. Bu nedenle kozmik şafaktan kalan bu küçük kırmızı noktaların gerçek kimliğini belirlemek, evrenimizin tarihini anlama yolunda devasa bir ilerleme anlamına geliyor.
Küçük ama Devasa Nesneler
MoM-BH-1*’in keşfi, hem küçük kırmızı noktalara hem de erken evrendeki milyonlarca ile milyarlarca Güneş kütlesine sahip süper kütleli kara delikleri çevreleyen gizemle bağlantılı. Naidu, Gizmodo’ya verdiği demeçte, kara delik yıldızlarının “muhtemelen her süper kütleli kara deliğin doğum hikayesi” olabileceğini, küçük kırmızı noktaların ise “daha büyük bir galaksinin içine gömülmüş” bir kara delik yıldızı olarak görülebileceğini söyledi.
Schleicher ve Herrera-Camus’ün yazdığına göre toz, mavi ışığı etkili bir şekilde emip dağıtır. Bu yüzden gök cisimleri kırmızı göründüğünde gökbilimciler bu kızıl tonun arkasında toz olduğunu varsayar. Ancak makaleye göre MoM-BH-1*’in tayfsal özellikleri, tozun asgari düzeyde katkı sağladığı devasa bir iyonize gaz bulutunun varlığıyla daha uyumlu bir tablo çiziyor.

Üstelik Naidu, bu gök cisminden gelen ışığın belirli bir dalga boyunun altında “aniden kaybolduğunu” ve bu durumun resmen “Balmer kırılması” olarak bilindiğini ifade ediyor. Naidu, kara delik yıldızlarının bu sayede “hem kara deliklerin hem de yıldızların en belirgin özelliklerinden birkaçını eş zamanlı olarak sergilediğini” ekliyor: “MoM-BH-1’i özel kılan şey, ev sahibi galaksisinin tamamından daha parlak olması. Böylece ‘saf’ kara delik yıldızı ışığını görebiliyoruz.”
Kozmik Sırların Ortaya Dökülmesi
Schleicher ve Herrera-Camus’e göre bulgular, küçük kırmızı noktalara ve dolayısıyla erken evrenin durumuna dair yeni sorular ile bakış açıları sunuyor. Örneğin, küçük kırmızı noktaların belirgin rengine toz değil de gaz neden oluyorsa bu durum, en erken süper kütleli kara deliklerin neden geleneksel kozmolojik modellerin öngördüğünden çok daha büyük olduğunu açıklayabilir. İkili, araştırmadaki analizin aktif kara deliklerin etrafında yığılan benzer gaz izlerini tespit eden diğer çalışmaları da tamamladığını belirtiyor.
Naidu, kara delik yıldızlarının gizemini daha derinlemesine araştırmaya istekli. Naidu ve çalışma arkadaşları şimdiden JWST gözlem süresi aldı. Naidu’nun söylediğine göre ekip, aralık ayından itibaren bu dikkat çekici nesnelerin “ayrıntılı fiziğini, tam olarak ne kadar kütleli olduklarını ve ‘yıldızsal’ özelliklerinin bize ‘yıldızsal’ atmosferleri hakkında ne anlattığını” kesinleştirmek için yoğun biçimde çalışacak.
Naidu sözlerini şöyle tamamladı: “Erken evreni inceleyen gökbilimciler, küçük kırmızı noktalar ve kara delik yıldızları nedeniyle şu an büyük bir heyecan yaşıyor. Birçok gökbilimci bu durumu, kuasarlar formundaki süper kütleli kara delikleri ilk kez keşfettiğimiz 1960’lar ve 70’ler ile kıyaslıyor. […] Ve şimdi JWST sayesinde, ayrıca evrenin ne kadar tatlı bir şekilde şaşırtıcı olması sayesinde, varlığından bile haberimizin olmadığı şeyler için ders kitaplarını yeniden yazdığımız ve yeni bölümler eklediğimiz o çok özel dönemi tekrar yaşıyoruz!”
Kaynak: https://gizmodo.com/astronomers-discover-a-brand-new-type-of-object-part-black-hole-part-star-2000797643
