ABD’de veri merkezlerinin yakınında yaşayanlar, algılanması neredeyse imkansız bir uğultunun neden olduğu hastalıkları giderek daha fazla bildiriyor.
Bazı durumlarda duyulmaktan ziyade “hissedilen” bu infrases (düşük frekanslı ses), çevre sakinlerinde baş ağrısı, uykusuzluk, mide bulantısı ve anksiyete gibi semptomlara yol açıyor.
Bazı tesislerin çevresinde yaşayanlar, gürültü seviyesinin haftanın her günü ve günün her saati 100 dB sınırına yaklaştığını belirtiyor.
Algılanması Zor Uğultu
Çok sayıda sivil toplum grubu ve yerel topluluk; elektrik tüketimi, kirlilik ve genel YZ karşıtlığı gibi gerekçelerle veri merkezlerinin inşasını durdurmak için girişimler başlattı. Şimdi bu listeye gürültü kirliliği endişeleri de ekleniyor.
Çevresel ve Enerji Çalışmaları Enstitüsü’ne (EESI) göre veri merkezleri, hem yüksek hem de düşük frekans aralıklarında ses yayıyor. Özellikle insan işitme eşiğinin altındaki düşük frekansları güvenilir ekipmanlar olmadan tespit etmek oldukça güç; bu durum yerel toplulukların gürültü denetimi yapmasını zorlaştırıyor.
Arizona, Chandler’daki Brittany Heights sakinleri, 2014’te inşa edilen bir veri merkezinin sürekli uğultusunu gürültü önleyici kulaklıklar ve kulak tıkaçlarıyla engellemeye çalışsa da pek sonuç alamadı. Gürültü kirliliği yerel halk için o kadar büyük bir sorun oluşturdu ki yeni bir veri merkezi teklifinin engellenmesini sağladı.
Veri merkezleri çalışmak için devasa GPU dizilerine dayandığından muazzam miktarda ısı üretiyor. Donanımların en yüksek verimle çalışması için soğutulması gerekiyor; bu da havayı soğutmak adına çok yüksek miktarda enerji harcandığı anlamına geliyor. Tüketim seviyeleri, bir veri merkezinin toplam elektrik tüketiminin %40’ına kadar çıkabiliyor.
Çoğu veri merkezi, elektrik arzını kesintisiz sürdürmek için yedek jeneratörlerden faydalanıyor. Bunlar genellikle, şebekenin yoğun olduğu zamanlarda devreye giren dizel jeneratörlerden oluşuyor. Sonuç olarak, her biri 105 dB ses çıkaran jeneratör grupları, güç akışını korumak için çalıştırılıyor.
Şebekeden bağımsız veri merkezlerinde durum daha da kötüleşiyor. Tesisi mevcut altyapıya bağlamak için pahalı yatırımlar yapmak yerine, bazı merkezler kırsal alanlara inşa ediliyor ve doğal gaz türbinleriyle besleniyor. Jet motorlarının itki üretmesine benzer bir yöntemle elektrik üreten bu türbinlerin sesi, kilometrelerce öteden duyulabiliyor.
ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi’nde yayımlanan bir çalışma, 100 dB üzerindeki infrasesin insan dokusu üzerindeki etkilerini test etti. Deney, infrasese maruz kaldıktan sadece bir saat sonra kalp fonksiyonlarının etkilenebileceği sonucuna vardı.
İnfrases, yurt dışındaki belirli bölgelerde görev yapan ABD’li ve Kanadalı diplomatlar ile ailelerinin yaşadığı ve benzer semptomlarla kendini gösteren “Havana Sendromu”nun olası bir nedeni olarak da gösteriliyor.
Kaynak: https://www.techradar.com/pro/dizziness-nausea-vertigo-and-sleep-disruption-the-undetectable-hum-of-ai-data-centers-is-making-local-residents-sick
