Batı Avustralya Polisi Yüz Tanıma Teknolojisiyle 1,38 Milyon Yüz Taradı: 122 Gözaltı

Batı Avustralya Polisi Yüz Tanıma Teknolojisiyle 1,38 Milyon Yüz Taradı: 122 Gözaltı
0

Batı Avustralya’da (WA) yürütülen gerçek zamanlı yüz tanıma teknolojisi denemesinde bir milyondan fazla kişinin yüzü tarandı. Süreç 122 gözaltı ve dokuz hatalı uyarıyla sonuçlandı.

Batı Avustralya polisi, cumartesi günü tamamlanan beş aylık deneme kapsamında, 43 bölgesel ve kentsel noktada gerçekleştirilen 100 operasyonda 1.380.882 yüzün tarandığını bildirdi.

Sistem uyarıları, 122 gözaltının yanı sıra emniyet güçlerinin 146 kayıtlı cinsel suçluyla temas kurmasını, sağlık ve güvenlik durumunun kontrolü amacıyla da 10 kişinin bulunmasını sağladı.

Uygulamalar arasında Perth Royal Show’daki üç operasyon da yer aldı. Burada 223.749 yüz taranırken 15 uyarı üretildi. Süreç üç gözaltı ve kayıtlı cinsel suçlularla yedi “etkileşim” ile neticelendi.

Bir polis sözcüsü, sistemin toplam 1,38 milyon taramada dokuz hatalı uyarı verdiğini ve bunun yüzde 0,00065’lik bir hata oranına karşılık geldiğini doğruladı.

Pazar günü düzenlenen basın toplantısında hatalı eşleşmelere değinen Batı Avustralya Polis Komiseri Col Blanch, polislerin bu kişilerin her biriyle temas kurduğunu teyit etti.

Blanch, “Bu hatalı uyarılar konusunda son derece açık olmak istiyorum. Kimse gözaltına alınmadı. Hiç kimse şikâyette bulunmadı. Her vaka, o kişiyle iletişime geçilmesi ve kendisine gerekli soruların yöneltilmesiyle sonuçlandı.” dedi. 

Blanch sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çok, çok, çok düşük bir sayı. Sıfır değil. Sıfır olmasını isterdik. Ancak bence bizim için önemli olan, tıpkı bir insanın birini aranan kişi sandığı durumda yapacağımız gibi toplumla iletişim kurmak.”

Teknolojinin “kusursuz olmadığını” ve yetkililerin “bu denemeye başlarken bunu bildiklerini” kabul eden Blanch, memurların bir vatandaşın şüphe bildirmesi durumunda izleyeceği adımları, sistem uyarılarında da aynen uyguladığını savundu.

Buna karşılık sivil özgürlük savunucuları, Batı Avustralya polisinin hata oranını sunma biçimini eleştirdi.

Civil Liberties Australia CEO’su Bill Rowlings, polisin hatalı uyarı oranını %0,00065 olarak açıklayarak durumu ciddi ölçüde olduğundan daha olumlu gösterdiğini söyledi. Rowlings’e göre hata oranı, bunun yerine gözaltına alınan kişilerden kaçının mahkûm edildiğine bakılarak hesaplanmalı.

Rowlings, “Hata oranının gerçekte ne olduğunu, ancak gözaltına alınan 122 kişi mahkeme karşısına çıktığında öğrenebileceğiz.” dedi.

Yaptığı açıklamada polisin yaklaşık 1,4 milyon taramayı “hiçbir makul şüphe bulunmaksızın” gerçekleştirdiğini ifade eden Rowlings, “Gözaltına alınan 122 kişinin yarısı … mahkûm edilmezse ‘hata’ oranı yüzde 50 olur.” değerlendirmesinde bulundu.

Human Rights Law Centre Hukuk Direktörü Sarah Schwartz ise her hatalı eşleşmenin “bir algoritmanın yanılması yüzünden durdurulabilecek, sorgulanabilecek ya da hakkında araştırma yapılabilecek gerçek bir insan” anlamına geldiğini söyledi.

Schwartz, “Bu hataların Batı Avustralya halkı için gerçek sonuçları var.” diye ekledi.

Bir milyondan fazla insanın bu kadar geniş çaplı biyometrik gözetim altında tutulmasının “demokratik bir toplumda orantılı olup olmadığını” sorgulayan Schwartz, özellikle halka açık gösterilerde gözetim minibüslerinin kullanılmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.

Eyaletin bağımsız mahremiyet denetçisi Batı Avustralya Bilgi Komiserliği Ofisi (OIC WA), deneme duyurulduğunda yaptığı açıklamada sürecin uygulanmasında yer almadığını belirterek “toplu gizlilik zararları” konusunda uyarıda bulunmuştu. Konuya dair görüş almak adına OIC WA’ya ulaşıldı.

Pazar günü konuşan Blanch, denemenin “büyük çoğunluğun günlük yaşamını hiçbir biçimde etkilemeden, risk oluşturan kişileri tespit etmek amacıyla modern teknolojiyi sorumlu şekilde kullanmaya odaklandığını” belirtti.

Deneme yönergelerine göre, resmi polis araçlarına monte edilen ya da araçların yakınına yerleştirilen kameralar belirlenen kamusal alanlarda yüzleri taradı ve bunları polis veri tabanlarından alınan bir uyarı listesiyle eşleştirdi. Polis, listede bulunmayan kişilerin yüz görüntülerinin anlık olarak bulanıklaştırıldığını ve kaydedilmeden derhal silindiğini bildirdi.

Deneme, daha önce de mahremiyet ve algoritmik önyargı endişeleri nedeniyle tepki toplamıştı. Uzmanlar, yüz tanıma algoritmalarının tarihsel süreçte koyu ten rengine sahip kişilerde daha yüksek hatalı eşleşme oranlarına sahip olması sebebiyle, bu teknolojinin polis takip listelerinde zaten aşırı temsil edilen dezavantajlı grupları orantısız biçimde etkileyebileceğini söylüyor.

Schwartz, teknolojiyi çevreleyen denetim ve yönetim yapısının belirsizliğini koruduğunu söyledi: “Batı Avustralya Polisi bu teknolojiyi denetleyen koruma önlemleri hakkında kayda değer ölçüde az detay sundu. Teknolojinin kullanımına dair kamuoyuyla paylaştıkları politikalar; kötüye kullanım, önyargı ve hesap verebilirlik hakkındaki kritik soruları yanıtsız bırakırken büyük oranda denizaşırı modellerden kopyalanmış izlenimi veriyor.”

Gözetleme araçları, teşkilatın teknolojinin sahadaki performansını ve toplumsal etkilerini incelediği iç değerlendirme süresince artık kamusal alandan çekilmiş durumda. Bu süreç “koruma tedbirleri ile tüm gereksinimlerin karşılanıp karşılanmadığının gözden geçirilmesini” de kapsıyor.

Kaynak: https://www.theguardian.com/australia-news/2026/nov/02/wa-police-facial-recognition-technology-trial
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • be_endim
    Beğendim
    0
  • alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
    0
  • e_lendim
    Eğlendim
    0
  • d_nceliyim
    Düşünceliyim
    0
  • _rendim
    İğrendim
    0
  • sevdim
    Sevdim
    0
  • _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım
    0
137900 Puan

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir