Yeni tahminlere göre yapay zeka (YZ), 2025 yılında New York şehri kadar karbon kirliliği yarattı ve dünya genelindeki insanların şişelenmiş su tüketimi kadar su tüketti. Söz konusu çalışma, halka açık verilerin kısıtlı olması nedeniyle YZ teknolojisinin çevresel etkisine dair muhtemelen oldukça ihtiyatlı bir tablo çiziyor.
Teknoloji şirketlerinin şeffaf olmaması, günlük görevlerin bir parçası haline gelen sistemlerin potansiyel çevresel maliyetini görmeyi zorlaştırıyor. Yıllardır yapay zeka ve kripto madenciliği için kullanılan veri merkezlerinin elektrik tüketimini takip eden araştırmanın yazarı, şeffaflık eksikliğinin gerçek tabloyu gizlediğini savunuyor. VU Amsterdam Çevresel Araştırmalar Enstitüsü bünyesinde doktora adayı olan ve makalesini bugün Patterns dergisinde yayımlayan Alex de Vries-Gao, “Buna dair son derece kesin bir rakam koymanın yolu yok ancak ne olursa olsun sonuç gerçekten büyük olacak… Sonunda, herkes bedelini ödüyor.” değerlendirmesini yapıyor.
Rakamları hesaplamak adına de Vries-Gao, küresel yapay zeka güç talebinin 2025 yılında 23 gigawatta (GW) ulaşabileceğini ve 2024 yılındaki Bitcoin madenciliği elektrik kullanımını geride bırakacağını öngören önceki araştırmalardan yararlandı. Birçok teknoloji kuruluşu yıllık sürdürülebilirlik raporlarında toplam karbon emisyonlarını ve doğrudan su kullanımlarını açıklasa da genellikle anılan rakamları yapay zekanın ne kadar kaynak tükettiğini gösterecek şekilde detaylandırmıyor. De Vries-Gao, analist tahminlerini, şirketlerin kazanç çağrılarını ve halka açık diğer bilgileri kullanarak YZ donanım üretimini ve donanımların muhtemel enerji kullanımını ölçmek adına dolaylı bir yöntem geliştirerek çözüm yolu buldu.
Alex de Vries-Gao, ilgili sistemlerin tüketeceği tahmini elektrik miktarını belirledikten sonra gezegeni ısıtan kirlilik oranını öngördü. Ortaya çıkan sonuç yıllık 32,6 ile 79,7 milyon ton arasında bir kirliliğe işaret ediyor. Kıyaslama gerekirse New York şehri her yıl yaklaşık 50 milyon ton karbondioksit yayıyor.
Veri merkezleri, elektrik kullanımlarıyla doğrudan bağlantılı olarak devasa su tüketicileri olabiliyor. Su, sunucuların aşırı ısınmasını önlemek için soğutma sistemlerinde kullanılıyor. Ayrıca enerji santralleri de ekipmanları soğutmak ve buharla türbinleri döndürmek için önemli miktarda suya ihtiyaç duyuyor, anılan durum bir veri merkezinin su ayak izinin çoğunluğunu oluşturuyor. Üretken YZ için yeni veri merkezleri inşa etme hamlesi daha fazla enerji santrali kurma planlarını da körüklüyor; ilgili süreç daha fazla su kullanımı ve fosil yakıt tüketilmesi durumunda daha fazla sera gazı kirliliği anlamına geliyor.
De Vries-Gao‘ya göre YZ, 2025 yılında 312,5 ile 764,6 milyar litre arasında su kullanabilir. Bahsi geçen miktar, 2027 yılına kadar su kullanımının 600 milyar litreye ulaşabileceğini öngören 2023 tarihli önceki bir çalışmadan bile daha yüksek bir seviyeyi temsil ediyor. 2023 çalışmasının yazarlarından olan Shaolei Ren “[De Vries-Gao’nun] makalesi, özellikle YZ ve su hakkında giderek kutuplaşan görüşlere tanık olduğumuz bir dönemde gerçekten zamanında geldi.” diyor.
Dünyadaki diğer tüm ülkelerden daha fazla tesise sahip olan Amerika Birleşik Devletleri genelinde, su ve enerji kullanımı endişeleriyle yeni veri merkezi projelerine yönelik yerel muhalefette bir artış gözleniyor.
Yüksek su kullanım projeksiyonuna rağmen Ren, analizin “gerçekten ihtiyatlı” olduğunu savunuyor çünkü çalışma sadece donanımların işletilmesinden kaynaklanan etkileri kapsıyor. Tedarik zinciri boyunca ve cihaz ömrü sonunda biriken ek etkiler araştırmanın dışında tutuluyor.
Şirketlerin daha doğru veriler açıklamaması nedeniyle sonuç yelpazesi oldukça geniş kalıyor. De Vries-Gao, sürdürülebilirlik raporlarından toplayabildiği tüm bilgileri bir araya getirdi ancak raporların genellikle elektrik talebinden kaynaklanan dolaylı su tüketimi ve özellikle YZ için ne kadar kaynak ayrıldığı gibi temel detayları içermediğini saptadı. Emisyonlar ve su tüketimi, veri merkezinin konumuna ve yerel elektrik şebekesinin kirlilik oranına göre değişiklik gösterdiğinden, operasyonel alanlar konusunda daha dürüst olunması teknolojinin büyüyen çevresel etkisine daha fazla ışık tutacaktır.
De Vries-Gao, “Kendimize gerçekten sorabiliriz, durumun böyle olmasını mı istiyoruz? Bu adil mi?” diyerek durumu sorguluyor ve ekliyor: “Tartışmaya başlayabilmek adına bu şeffaflığa gerçekten ihtiyacımız var.”
Kaynak: https://www.theverge.com/news/845831/ai-chips-data-center-power-water
