Bilim insanları sıkça Mars’ın yüzeyi hakkında bildiklerimizin, Antarktika’nın buzla kaplı ana kayası hakkında bildiklerimizden daha fazla olduğundan yakınıyor.
Söz konusu ilerleme yakın zamanda kaydedildi. Buzun kendi fiziksel davranışlarından yararlanan uydu verilerini kullanan araştırmacılar, Antarktika’nın gizli yüzünü ayrıntılı biçimde ortaya çıkardı.
Uluslararası bir bilim ekibi, özellikle kıtanın “buzul altına gizlenmiş ana kaya manzarasını” ayrıntılı biçimde tanımladı. Şaşırtıcı biçimde, saklı jeolojik yapılar arasında dağlar, vadiler, ovalar, havzalar ve göller bulunuyor.
Grenoble-Alpes Üniversitesinden başyazar Dr. Helen Ockenden, BBC News’e şu ifadeleri kullandı: “Daha önce grenli ve düşük çözünürlüklü bir film kamerasıyla çekim yapıyorken, artık gerçekten neler olduğunu net biçimde gösteren, doğru şekilde yakınlaştırılmış bir dijital görüntüye sahip olmak gibi.”
Antarktika’nın Gizli Yüzü
Isınan bir dünya karşısında Antarktika’yı her yönü ve derinliğiyle anlamak büyük önem taşıyor.
Bugüne kadar Antarktika buz tabakasının altındaki zemini haritalamak, anahtar deliğinden bakarak bir binanın kat planını çıkarmaya benzetiliyordu. Kutup keşiflerinin yavaş ilerleyen doğası nedeniyle buzul altı manzara, büyük ölçüde bilinmezliğini korudu.
Daha önce bölgeyi haritalamak amacıyla buz kalınlığını, ana kayayı ve buzul altı gölleri ölçen özel sensörlerle donatılmış uçaklardan yararlanılmıştı. Hava yoluyla yürütülen çalışmalar önemli miktarda veri üretse de kapsama açısından sınırlı kalıyordu.
Yeni çalışmada araştırmacılar, kıtayı alttan yukarıya şekillendiren görünmez dağ sıralarını ve antik nehir yataklarını merkeze alan Ice Flow Perturbation Analysis (Buz Akışı Pertürbasyon Analizi, IFPA) yöntemini kullandı. Uydu gözlemleri ile IFPA’nın fiziksel ilkelerini birleştiren ekip, Antarktika’nın iç kesimlerine dair yüksek ayrıntılı bir “röntgen” oluşturdu.
Bu yaklaşım, buzun alttaki engeller üzerinden akarken nasıl yön değiştirdiğini analiz ederek alpin vadiler, aşınmış ovalar ve çağlar boyunca gizli kalmış antik nehir yataklarından oluşan kapsamlı bir yer şekli haritası ortaya koyuyor.
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Maud Buzul Altı Havzası’na oyulmuş devasa ve gizli bir hendek oldu.
Araştırmacılara göre çökmüş kanal, ana kaya boyunca yaklaşık 400 kilometre uzanıyor. Ölçek vermek gerekirse, söz konusu yapı Londra ile Newcastle arasındaki mesafeye eşdeğer bir uzunluğa sahip. 2 ile 30 kilometre arasında değişen diğer “mezo ölçekli” yapılar ise buz tabakasının hareketini yönlendiren temel dişliler ve frenler gibi işlev görüyor.
Yapılar modern buz örtüsünden daha eski olduğu için Antarktika’nın gelecekte nasıl eriyeceğini ve küresel deniz seviyesine nasıl katkıda bulunacağını öngörmek adına kritik bir jeolojik çerçeve sunuyor.
Küresel Deniz Seviyelerinin Geleceği
Keşif, üç kilometreyi aşan kalınlıktaki bir buz tabakasının, altındaki zeminin izlerini hâlâ yüzeyde taşıyabildiğini ortaya koyuyor.
Çalışmanın yazarlarından Robert Bingham, yalnızca 100 metre derinliğindeki bir kanyonun bile buz yüzeyinde hafif bir çökme yaratabildiğini belirtiyor. Değişim insan gözüyle fark edilemeyecek kadar küçük olsa da uydular tarafından ölçülebiliyor.
Araştırmacılar, bu ince yüzey ipuçlarını çözümleyerek buz tabakasının milyonlarca yıl boyunca alttaki manzara tarafından nasıl şekillendirildiğini artık daha net görebiliyor.
Buna karşın uzmanlar, oluşturulan haritanın doğrudan bir görüntü değil, hesaplamalara dayalı bir model olduğunu vurguluyor. Doğruluk, zeminin ne kadar kaygan olduğu ve buzun kendi ağırlığı altında nasıl davrandığı gibi gözle görülmeyen değişkenlere bağlı bulunuyor.
Duncan Young, çalışmaya eşlik eden değerlendirme yazısında şu ifadeleri kullandı: “Ockenden ve ekibi, Antarktika ana kayasının mezo ölçekli ayrıntılarını ortaya koysa da çalışma, Antarktika coğrafyasına dair nihai tabloyu sunmuyor.”
Buzul altı manzaranın tümseklerini ve çıkıntılarını anlamak, buz akışını doğru modellemek açısından kritik önem taşıyor.
Yeni harita, iklim modelleri için daha sağlam bir temel oluşturarak buzun hangi bölgelerde daha savunmasız olduğunu belirlemeyi kolaylaştırıyor ve gelecekteki deniz seviyesi tahminlerindeki belirsizliği azaltıyor.
Bu kapsamlı bilimsel çalışma, 15 Ocak tarihinde Science dergisinde yayımlandı.
Kaynak: https://interestingengineering.com/science/antarctica-buried-ancient-mountains-lakes-rivers-mapped
