Anduril Industries, mürettebatlı helikopterlerle yan yana uçmak ve giderek tehlikeli hale gelen savaş alanlarında bu helikopterlerin menzilini artırmak için tasarladığı otonom askeri hava aracı Thunder‘ı tanıttı.
Yeni Grup 5 (Group 5) sınıfı tiltrotor hava aracı, giderek büyüyen bir soruna odaklanıyor. Ucuz dronlar, dolanan mühimmatlar ve yaygın savaş alanı gözetlemesi, alçak irtifa operasyonlarını taarruz helikopterleri için önceki çatışmalara kıyasla çok daha riskli hale getiriyor. Thunder, insanlı başka bir hava aracı yerine otonom bir takım arkadaşı gibi görev yaparken silah, sensör veya ikmal malzemesi taşıyarak bu yükün bir kısmını üstlenmeyi hedefliyor.
Menzil Odaklı Tasarım
Thunder, tiltrotor tasarımı sayesinde geleneksel helikopterlerden ayrılıyor. Dikey olarak kalkış ve iniş yapabilen hava aracı, daha uzun görevlerde kanatlı uçuş moduna geçiyor. Bu yapı, hız ve dayanıklılıktan ödün vermeden zorlu arazilerden havalanmasına imkan tanıyor.
Anduril, bu platformu ticari elektrikli VTOL teknolojisinden yararlanarak Archer Aviation ile birlikte geliştirdi. Mühendisler gövdeyi, uçuşun farklı aşamalarında verimliliği artıran hibrit-elektrikli bir itki sistemiyle eşleştirdi. Hava aracı ayrıca seyir esnasında rotor hızlarını ayarlayarak yakıt tüketimini düşürüyor ve alçak irtifa görevlerinde akustik izini azaltıyor.
Taşınabilirlik de tasarımı şekillendiren unsurlardan biri oldu. Thunder, uzun mesafeleri kendi gücüyle aşarak konuşlandırılabiliyor. Ekipler ayrıca aracı standart bir nakliye konteynerine yerleştirerek kamyon, tren, gemi veya kargo uçağıyla taşıyabiliyor.
Esnek Faydalı Yük Seçenekleri
Anduril, Thunder’ı tek bir göreve mahkum etmek yerine değiştirilebilir faydalı yük bölmeleri etrafında inşa etti. Görev planlayıcıları, operasyonel ihtiyaçlara göre aracı hassas güdümlü füzeler, elektronik harp ekipmanları veya fırlatılabilir dronlar taşıyacak şekilde yapılandırabiliyor. Diğer yük kombinasyonları ise kargo teslimatını veya dronla mücadele görevlerini destekliyor. Böylece komutanlar farklı platformlara bağımlı kalmak yerine hava aracını intikal öncesinde özelleştirebiliyor.
Konfigürasyonlardan biri 10 adet Hellfire, JAGM veya Barracuda-100M füzesine ev sahipliği yapıyor. Bir başka seçenek ise bu silahların yerine 16 adet Altius-600 fırlatılabilir mühimmat yerleştiriyor. Operatörler ayriyeten ön faydalı yük bölmesinde Thunder‘ı 76 adet 70 mm roket ve ilave İHA savar sistemleriyle donatabiliyor.
Anduril, otonom takım çalışmasının mevcut ateş gücünü önemli ölçüde artıracağına inanıyor ve her bir AH-64 Apache ile üç Thunder hava aracını eşleştirmenin, riskli hava sahasına daha fazla pilot sokmadan tugayın mevcut mühimmat kapasitesini üç katına çıkaracağını öngörüyor.
Görevi Yazılım Yönetiyor
Otonomi, programın tam merkezinde yer alıyor. Thunder, pilotların her bir hava aracını uzaktan kumanda etmek yerine hedefler atamasına olanak tanıyan Anduril’in Lattice görev otonomisi yazılımıyla çalışıyor. Sistem, kol uçuşu mesafesini, seyrüseferi ve görev dağılımını otomatik olarak yöneterek mürettebatın taktik kararlara odaklanmasını sağlıyor.
Seyrüsefer tamamen GPS‘e bağımlı değil. Thunder, iletişimin veya uydu seyrüseferinin kesilmesi durumunda araziyi tanımak, engellerden kaçınmak ve uçuşa devam etmek için yerleşik sensörleri bilgisayarlı görü ve hava aracının kendi üzerindeki işlem kapasitesini birleştiriyor. Uçuş sırasında toplanan bilgiler kol içindeki diğer araçlarla paylaşılıyor; bu da yakındaki hava araçlarına tehditler ve değişen savaş alanı koşulları hakkında daha geniş bir resim sunuyor.
Anduril, Thunder’ı temsil eden tam ölçekli test araçlarıyla uçuş testlerini şimdiden tamamladı. Thunder‘ın ilk uçuşunu 2027 yılında yapmasını bekleniyor. Program ise otonom takım çalışmasını kanıtlamaya ve riskli ortamda taarruz havacılığının rolünü genişletmeye odaklanıyor.
Kaynak: https://interestingengineering.com/military/anduril-thunder-autonomous-tiltrotor
