ABD genelinde bir ilk olarak Utah, belirli tıbbi reçetelerin yenilenmesinde doktor yerine doğrudan yapay zeka sistemlerinin görev almasına izin verdi. Uygulamada reçete yenileme sürecine insan müdahalesi dahil edilmiyor.
Eyalet, kronik rahatsızlıkları bulunan hastalar için rutin reçete yenileme işlemlerini yürütecek sağlık teknolojisi girişimi Doctronic ile bir pilot program başlattı. Geçtiğimiz ay sessizce devreye alınan uygulama, yapay zeka sisteminin sağlık hizmetlerindeki en hassas görevlerden birini ne ölçüde güvenli şekilde üstlenebileceğini sınayan erken örneklerden biri olarak görülüyor. Program aynı zamanda, sistemin yapay zeka dostu muhafazakâr bir eyaletle sınırlı kalıp kalmayacağını da test ediyor.
Atılan adım, politika yapıcıların ve hastaların, karar verme süreçlerinde eğitimli hekimler yerine algoritmalara ne ölçüde güvenebileceğine dair önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Utah’ın yaklaşımı, tıbbın en temel ilişkilerinden biri olan reçete sürecine algoritmaları dahil ederek bakımın sunuluş biçimini yeniden şekillendirebilir.
Bu durum, reçete yenileme işlemlerinin otomatikleştirilmesi, güvenlik ve denetim başlıklarında yeni soruları da beraberinde getiriyor. Food and Drug Administration şimdiye kadar Doctronic programına ilişkin resmi bir değerlendirme paylaşmadı. Kurumun eski genel danışmanı Lowell Schiller, sistemin bir tıbbi cihaz olarak düzenleme yetkisine dahil edilebileceğini belirtiyor. Kurumun yetki alanına dahil olduğuna karar vermesi halinde, sistemin yaygınlaşması yavaşlayabilir.
Eyalet yetkilileri ve sektör temsilcileri, yapay zeka sistemine daha fazla sorumluluk verilmesinin maliyetleri düşürdüğünü, ilaç kesintilerini azalttığını ve sağlık hizmetlerine erişimi iyileştirdiğini savunuyor. Utah Department of Commerce icra direktörü Margaret Busse, artan sağlık giderlerine ve özellikle kırsal bölgelerdeki klinisyen yoğunluğuna dikkat çekerek, rutin yenileme süreçlerinin otomatikleştirilmesinin sağlık çalışanları üzerindeki baskıyı azaltacağını ifade ediyor.
Öne çıkan riskler arasında, bağımlılıkla mücadele eden kişilerin sistemi kötüye kullanma ihtimali ve bir hekimin fark edebileceği ince klinik belirtilerin gözden kaçması yer alıyor. National Association of Boards of Pharmacy CEO’su Al Carter, eczacıların halihazırda dolum süreçlerinde yapay zeka sisteminden yararlandığını belirtirken, söz konusu teknolojilerin nasıl denetleneceğinin netleşmesi gerektiğini söylüyor.
Doctronic, 500 acil servis vakasında sistemini insan klinisyenlerle karşılaştırdı. Sonuçlara göre yazılımın oluşturduğu tedavi planları, hekim kararlarıyla yüzde 99,2 oranında örtüştü. Kurucu ortak Dr. Adam Oskowitz, “YZ aslında bu işi yapmakta doktorlardan daha iyi. Bir doktora gittiğinizde, YZ’nin yaptığı tüm kontrolleri yapmayacaktır.” iddiasında bulunuyor. İlk 250 reçete insan incelemesinden geçtikten sonra süreç otonom hale geliyor.
Şirket ayrıca, yapay zeka sistemini bir hekimle aynı sorumluluk düzeyinde ele alan özel bir malpraktis sigortası yaptırdı. Reçete başına 4 dolarlık geçici bir ücret alan Doctronic; Texas, Arizona ve Missouri gibi eyaletlerle görüşmelere devam ediyor. Kurucu ortak Matt Pavelle erişim kolaylığına dair şunu söylüyor: “Reçete yenilemek zor; kronik bir durumunuz varsa ve ilacınıza ulaşamıyorsanız korkunç şeyler olur.”
Donald Trump yönetimi altında kurum denetim konusundaki kararlılığını göstermişti. Nitekim yılın başlarında kurum, sağlık teknolojisi şirketi Whoop’a bir mektup göndererek kan basıncı tahmin teknolojisini onay almadan pazarlayamayacağını belirtmişti.
Kurum genellikle düşük veya orta riskli cihazlar için 150 gün içinde karar vermeye çalışsa da süreç bazen uzayabiliyor. Program şimdilik 190 yaygın ilaçla sınırlı tutulurken, ağrı yönetimi ve enjekte edilebilir ürünler güvenlik gerekçesiyle kapsam dışında bırakılıyor.
Kaynak: https://www.politico.com/news/2026/01/06/artificial-intelligence-prescribing-medications-utah-00709122
