Elon Musk her zaman Mars’a odaklanmıştı.
Dünyanın en zengin insanı, SpaceX’i 2002 yılında öncelikle Kızıl Gezegen’e yerleşmeye yardımcı olmak amacıyla kurduğunu defalarca söyledi. Nitekim şirketin internet sitesi de Mars’ı merkeze koyuyor ve Güneş’e uzaklık bakımından dördüncü gezegen olan Mars’ın insan keşfi ve genişlemesi için neden en iyi hedef olduğunu açıklıyor.
Musk, Dünya dışındaki diğer seçeneğimiz olan Ay’a ise genellikle mesafeli yaklaştı. Örneğin sadece 13 ay önce, SpaceX’in “doğrudan Mars’a” gideceğini vurgulamış ve Dünya’nın doğal uydusunu bir “dikkat dağıtıcı” olarak nitelendirmişti ancak bu hafta sonu Musk, SpaceX’in yerleşim planlarını, en azından kısa vadede, Ay’a odakladığını duyurdu.
Milyarder, 8 Şubat Pazar günü öğleden sonra, 2022’de satın aldığı sosyal medya platformu X üzerinden şunları yazdı: “Farkında olmayanlar için, SpaceX odağını çoktan Ay’da kendi kendine büyüyen bir şehir inşa etmeye kaydırdı; bunu muhtemelen 10 yıldan kısa sürede başarabiliriz, oysa Mars 20+ yıl alacaktır.
SpaceX’in misyonu aynı kalıyor: bilinci ve hayatı bildiğimiz haliyle yıldızlara taşımak. Mars’a ancak gezegenler her 26 ayda bir hizalandığında seyahat edilebilir (altı aylık yolculuk süresi). Oysa Ay’a her 10 günde bir fırlatma yapabiliriz (iki günlük yolculuk süresi). Bu da bir Ay şehrini, bir Mars şehrine kıyasla çok daha hızlı yinelemelerle tamamlayabileceğimiz anlamına geliyor.”
Musk, bu değişime geçen hafta, SpaceX’in Dünya yörüngesinde bir milyonluk veri merkezi uydusu takımyıldızı işletme planlarını detaylandırdığı uzun bir güncellemede işaret etmişti.
Uyduları fırlatacak araç, SpaceX’in Dünya dışı yerleşim hedeflerini gerçekleştirmek için geliştirdiği tamamen yeniden kullanılabilir dev roket Starship olacak. Musk, 2 Şubat tarihli güncellemede Starship’in Ay potansiyelini vurguladı: “Uzayda yakıt transferi gibi ilerlemeler sayesinde Starship, Ay’a büyük miktarda kargo indirebilecek.”
Ardından “Oraya ulaşıldığında bilimsel ve üretim amaçlı kalıcı bir varlık kurmak mümkün olacak. Ay’daki fabrikalar, uydular üretmek ve onları uzayın daha derinlerine göndermek için Ay kaynaklarından yararlanabilir. Elektromanyetik bir kütle sürücüsü ve Ay’da üretim kullanarak, derin uzaya yılda 500 ila 1000 terawatt/yıl yapay zeka uydusu yerleştirmek; Kardashev ölçeğinde anlamlı şekilde yükselmek ve Güneş’in gücünün azımsanmayacak bir yüzdesini kullanmak mümkün olabilir.” diye ekledi.
(Kardashev ölçeği, 1964’te bu fikri ortaya atan Sovyet bilim insanının adını taşır ve medeniyetleri kontrol edebildikleri enerji miktarına göre sınıflandırır. Tip I bir medeniyet kendi gezegeninin tüm enerjisini kullanabilir; Tip II, bir Dyson küresi ya da benzeri bir yapı aracılığıyla yıldızının enerjisinin tamamından yararlanabilir; Tip III ise galaksisinin toplam çıktısını kontrol edebilir. İnsanlık henüz Tip I seviyesine ulaşmış değildir.)
Musk, 9 Şubat Pazartesi günü X’te yaptığı bir paylaşımda, Ay odaklı yeni stratejide Dünya dışı veri merkezi planının yalnızca bir “bonus unsur” olduğunu söyledi.
“Öncelik değişikliğinin nedeni, doğal ya da insan yapımı bir felaketin Dünya’dan gelen ikmal gemilerini durdurması ve koloninin yok olmasına yol açması ihtimalinden endişe etmem. Ay şehrini 10 yıldan kısa sürede kendi kendine büyüyen bir hale getirebiliriz ancak Mars 26 aylık yineleme döngüsü nedeniyle 20+ yıl alacaktır. Asıl önemli olan budur.”
SpaceX, Mars yerleşiminden vazgeçmiş değil. Musk, son birkaç gündeki diğer X paylaşımlarında yeni planın zaman çizelgesini yalnızca biraz geriye ittiğini vurguladı. “Mars 5 ya da 6 yıl içinde başlayacak, yani Ay ile paralel yürütülecek ama ilk odak Ay olacak.” şeklinde yazdı. Başka bir paylaşımında ise mürettebatlı bir Mars uçuşunun 2031’de gerçekleşebileceğini söyledi.
Yerleşim odağının Ay’a kayması yeni olsa da SpaceX yaklaşık beş yıldır mürettebatlı bir Ay görevi üzerinde çalışıyor. Nisan 2021’de NASA, 2030 civarında Ay üzerinde ve çevresinde kalıcı ve sürdürülebilir bir insan varlığı kurmayı amaçlayan Artemis programı için ilk mürettebatlı iniş aracı olarak Starship’i seçtiğini duyurmuştu.
Her şey planlandığı gibi giderse Starship, şu anda 2028’de fırlatılması beklenen Artemis 3 görevi kapsamında astronotları ilk kez Ay yüzeyine indirecek fakat bu zaman çizelgesi, gelecek ay kadar erken bir tarihte fırlatılması planlanan ve dört kişiyi Ay etrafında dolaştırıp Dünya’ya geri getirecek olan Artemis 2’nin başarısına bağlı.
Ayrıca Starship’in hazır olması gerekiyor ve bu kesin kabul edilemez. Dev roket bugüne kadar 11 test uçuşu gerçekleştirdi ve bunların tamamı yörünge altıydı. Dolayısıyla tamamlanması gereken çok sayıda geliştirme adımı bulunuyor.
Örneğin Starship’in bir yörünge görevini başarıyla gerçekleştirmesi ve Dünya dışında yeniden yakıt ikmali yapabildiğini göstermesi gerekiyor.
Geçen sonbaharda NASA’nın o dönemki vekil yöneticisi Sean Duffy, Starship’in geliştirme hızına ilişkin endişelerini dile getirerek SpaceX’in Ay iniş sözleşmesini Jeff Bezos’un Blue Origin’i gibi diğer şirketlere açmayı planladığını açıklamıştı.
Duffy artık NASA’nın başında değil; ajansın liderliğini, SpaceX ile iki kez Dünya yörüngesine uçmuş milyarder teknoloji girişimcisi Jared Isaacman üstleniyor ama rekabet hâlâ gündemde. Blue Origin ise kısa süre önce insanları Ay’a ulaştırmaya odaklanmak için yörünge altı uzay turizmi uçuşlarını en az iki yıl durdurduğunu açıkladı.
Kaynak: https://www.space.com/astronomy/moon/a-city-on-the-moon-why-spacex-shifted-its-focus-away-from-mars
