2025 yılı dinozorların her yerde olduğu bir dönemdi. Mayıs ayında BBC, simgeleşmiş serisi Walking With Dinosaurs yapımını yeniden canlandırırken, Temmuz ayında ise popülerliğini asla yitirmeyen Jurassic Park serisinin yedinci filmi olan Jurassic World Rebirth izleyicilerle buluştu. Dinozor iskeletlerinin yükselen açık artırma fiyatları medya manşetlerini ve akademik kaygıları besledi. Ayrıca, dinozorların en büyük ilgi odağı olduğu Londra Doğa Tarihi Müzesi, 2024–2025 döneminde 6,3 milyon ziyaretçi ile rekor bir akına uğradı.
Dinozor bilimi altın çağını yaşıyor. Günümüzde 90’dan fazla ülkede yaklaşık 1.400 dinozor türü biliniyor ve keşif hızı son yirmi yılda ivme kazanmış durumda. İçinde bulunduğumuz yıl, şimdiye dek neredeyse haftada bir tane olmak üzere 44 yeni dinozor türünün keşfine tanıklık etti. Birçok yeni bulgu Arjantin, Çin, Moğolistan ve ABD gibi paleontolojik merkezlerden geliyor ancak dinozor fosilleri Sırbistan’daki bir köyden İskoçya’nın yağmurlu kuzeybatı kıyılarına kadar pek çok farklı noktada ortaya çıkıyor. Bir araştırmacı için bile takibi zor olan gelişmelere dair yılın öne çıkanlarından bazıları aşağıda yer alıyor.
Zavacephale Rinpoche
Bazı fosiller öylesine heyecan vericidir ki akademik konferanslarda ilk kez gösterildiklerinde deneyimli paleontologlardan dahi şaşkınlık ifadeleri yükselir. Zavacephale onlardan biridir. Moğolistan’daki Gobi Çölü’nde 110 milyon yıllık kayalarda keşfedilen bir metre uzunluğundaki otobur dinozorun büyüleyici iskeleti, paleontolog Tsogtbaatar Chinzorig ve meslektaşları tarafından tanımlandı. Söz konusu canlı, muhtemelen günümüzdeki yaban koyunları gibi kafa kafaya tokuşmak için kullanılan kubbeli kafataslarıyla ünlü pachycephalosaurs grubunun bilinen en eski üyesi. Pachycephalosaurlar uzun süredir en esrarengiz dinozor gruplarından biriydi, dolayısıyla Zavacephale bulgusu türlerin erken evrimini anlamak açısından kritik önem taşımaktadır.
Istiorachis Macarthurae
İngiltere’nin güney kıyısı açıklarındaki Wight Adası’nın hızla aşınan Kretase Dönemi kayalıklarında dinozor fosilleri yaklaşık iki yüzyıldır sıkça keşfediliyor. Yine de öğrenilecek çok şey var. Emekli doktordan dinozor uzmanına dönüşen Jeremy Lockwood, 2021‘den bu yana en yaygın otobur gruplarından biri olan büyük ornithopodların üç yeni türünü isimlendirdi. Belirtilen türler, Belçika’dan gelen ve kendine özgü başparmak dikeniyle tanınan dört bacaklı bir ornithopod olan Iguanodon ile yakın akrabadır. Lockwood’un son keşfi olan altı metre uzunluğundaki Istiorachis, sırtı boyunca uzanan çarpıcı bir yelken yapısına sahip başka bir otobur ornithopoddur. Bahsi geçen yelken, eşleri çekmek için kullanılan bir gösteri yapısı olabileceği gibi, 128 milyon yıllık hayvana daha iri bir görünüm kazandırarak avcıları caydırmaya da yaramış olabilir.
Spicomellus Afer

Spicomellus, 2021 yılında Fas’taki 165 milyon yıllık kayalarda bulunan eksik bir kaburga kemiğiyle isimlendirilmişti. Yüzeyine kaynaşmış bir dizi uzun dikeniyle yaşayan ya da nesli tükenmiş başka hiçbir hayvanınkine benzemeyen bir kemikti. 2025 yılında, araştırmacı Susie Maidment liderliğindeki ekibin bir parçası olarak çok daha eksiksiz bir iskeleti tanımladığımızda, şimdiye kadar keşfedilen en tuhaf dinozorlardan biri ortaya çıktı. Fosiller, Spicomellus’un, Maidment tarafından “yürüyen sehpalar” olarak nitelendirilen ağır zırhlı, alçak ve basık yapılı otoburlar olan ankylosaurların bilinen en eski üyesi olduğunu gösteriyor.
Spicomellus, boyun çevresindeki kemikli yakadan fırlayan golf sopası uzunluğundaki dikenler dahil olmak üzere vücudunun her yerinden fışkıran tuhaf zırhıyla karakterize edilir. BBC tarafından “punk rock dinozoru” olarak adlandırılan canlı, ankylosaur evrimine dair anlayışımızı değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Fas fosil kayıtlarının önemine ışık tutuyor.
Nanotyrannus Lethaeus
Dinozor paleontolojisindeki en şiddetli tartışmalardan biri, ABD’nin Montana eyaletinden gelen 66 milyon yıllık bir avcı olan Nanotyrannus hakkındaydı. İlk kez 1988’de isimlendirilen canlı, dev Tyrannosaurus rex ile beraber yaşayan yaklaşık 5 metre uzunluğunda küçük bir tyrannosaurid olarak öne sürülmüştü fakat birçok paleontolog, fosillerin yalnızca genç T rex bireylerine ait olduğunu savunarak itirazda bulundu. 2025 yılında paleontologlar Lindsay Zanno ve James Napoli, bir otobur Triceratops ile yan yana korunmuş Düello Yapan Dinozorlar fosilinin parçası olan yeni bir Nanotyrannus örneğinin tanımını yayınladılar.
Araştırmacılar, anılan örneğin neredeyse bir yetişkin olduğunu ve T rex‘ten, büyüme süreciyle açıklanamayacak şekilde daha uzun el yapısı gibi birçok yönden ayrıldığını kanıtladılar. Orijinal fosil üzerinde yapılan sonraki çalışma da canlının tam olarak büyüdüğünü ispatladı. Bu iki çalışma, 35 yıllık bir tartışmayı sona erdirerek Nanotyrannus‘un hız için yaratılmış, narin ve çevik bir takip avcısı olduğunu ortaya çıkardı.
Huayracursor Jaguensis
Brachiosaurus gibi Jura ve Kretase dönemlerinin devasa, dört bacaklı ve uzun boyunlu otobur sauropod dinozorları, 70 tona (yaklaşık 12 Afrika fili) ulaşan ağırlıklarıyla dünya üzerinde yürümüş en büyük hayvanlardı. 2025 yılı, ekibimiz tarafından İngiltere’nin Oxfordshire kentindeki bir taş ocağında duyurulan Jura Yolu ayak izleri dahil olmak üzere birçok yeni sauropod keşfine sahne oldu. Sauropodların kökenine dair kritik bilgiler, dinozor keşiflerinin merkezi olan Arjantin’deki Trias Dönemi kayalarından geldi. İki metre uzunluğundaki Huayracursor, And Dağları’ndaki 228 milyon yıllık kayalarda tanımlanarak bilinen en eski sauropod atalarından biri oldu. Dinozor evriminin şafağındaki diğer türlerden çok daha uzun bir boyna sahip olan canlı, sonraki sauropodlarda görülen aşırı boyun uzamasının en erken aşamalarını gözler önüne seriyor.
Dinozor keşifleri için dikkate değer geçen bir yılın ardından, 2026 yılının bu çıtayı yakalaması gerekecek.
Kaynak: https://www.independent.co.uk/news/science/dinosaurs-discoveries-fossils-england-andes-b2885065.html
