Geçen şubat ayında Batı Avrupa semalarında yaşanan SpaceX roket kazasının ardından, döküntülerin atmosfere zarar verip vermediği belirsizdi.
Bilim insanları artık bu kontrolsüz roket girişini, Dünya’nın 100 km altında ölçülen bir lityum bulutuyla doğrudan ilişkilendiriyor.
Söz konusu durum, araştırmacıların bilinen bir uzay enkazı parçasının düşüşü ile kirlilik seviyeleri arasında doğrudan bağ kurduğu ilk örnek olma özelliğini taşıyor.
Uzmanlar, SpaceX lideri Elon Musk’ın gelecekte bir milyon uydu fırlatma vaadiyle kirliliğin sadece buzdağının görünen kısmı olabileceği konusunda uyarıyor.
Bilim insanları, bir SpaceX Falcon 9 roketinin uçuş sırasında başarısız olduğunu fark ettiklerinde zaten uzay enkazından kaynaklanan kirlilik sorununu araştırıyordu.
19 Şubat 2025 tarihinde roket, İrlanda, İngiltere ve Almanya semalarında alev toplarına dönüşerek yandı ve ardından Dünya’ya çarptı. Poland’ın Komorniki bölgesinde bir kişi, deposunun arkasında 1,5 x 1 metre boyutlarında bir parça buldu. Almanya’dakiLeibniz Institute of Atmospheric Physics (Leibniz Atmosfer Fiziği Enstitüsü) bünyesinde çalışan profesör Robin Wing, roketin neredeyse doğrudan üzerlerinden geçtiğini görünce “Oh, bu harika bir fırsat.” diye düşündüklerini belirtti.
Ekip, roketin alüminyum-lityum gövdesinden salınan metal atomlarını tespit etmek için bir lazer kullandı. Leeds Üniversitesi’nden profesör John Plane ile yürütülen çalışmada, atmosferin 100 km üzerindeki lityum miktarının 10 kat arttığı saptandı.
Wing, atmosferin küçük meteorlar sayesinde doğal olarak günde 50-80 gram lityum aldığını, tek bir Falcon 9 roketinin ise yaklaşık 30 kilogram lityum taşıdığını açıklıyor ve en büyük endişelerinin alüminyum ve alüminyum oksitlerin ozon tabakasıyla etkileşime girmesi olduğunu söylüyor.
Kirlilik, atmosferdeki aerosolleri bozarak söz konusu parçacıkların iklim ve sıcaklık dengesini sağlama yeteneğini sarsabilir. Wing, bu durumun geçen yüzyılda buzdolaplarından yayılan ve ozon tabakasında delik açan Kloroflorokarbon (CFC) kirleticilerine benzediğini belirtiyor. Ölçümlere şimdi başlayarak sorunlar ciddileşmeden önce önlem almayı umduğunu belirten Wing’in bu çabası, atmosferdeki aerosollerin %10’unun zaten uzay enkazı kaynaklı olduğunu gösteren araştırmalarla destekleniyor.
Uzayda roket parçalanmaları veya uydu dağılmaları sonucu oluşan yaklaşık 30 bin serbest enkaz parçası dolaşıyor. Bilim insanları, bahsi geçen enkazın uzayı kalabalıklaştırdığı ve Uluslararası Uzay İstasyonu ile gezegenimiz için çarpışma riski oluşturduğu konusunda uyarıyor.
Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX, insanları uzaya göndermek ve 10.000 Starlink internet uydusundan oluşan bir ağı sürdürmek de dahil olmak üzere roket fırlatma konusunda dünyanın lider şirketi konumunda bulunuyor.
Musk, kısa süre önce uzaydaki YZ veri merkezlerini desteklemek için bir milyon uydu fırlatmak amacıyla başvuru yaptığını duyurdu.
İnsan faaliyetleri Dünya dışına taşındıkça, daha fazla enkazın kirlilik yaratarak atmosfere düşmesi bekleniyor.
Nasa, Plymouth Üniversitesi ve Teksas Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı geçen yıl BM’ye, Dünya yörüngesinin korunmasının sürdürülebilir kalkınma hedeflerine dahil edilmesi çağrısında bulundu.
Bazı bilim insanları mevcut uzay antlaşmalarının daha sıkı uygulanmasını veya uzay enkazı konusunda daha fazla düzenleme yapılmasını istiyor. Edinburgh Üniversitesi’nden astronomi profesörü Andy Lawrence, uzay düzenlemelerinin; astronomik gözlemlere müdahale, yörüngede çarpışma riski ve atmosfer kirliliği gibi yeni sorunları kapsamadığını vurguluyor. Lawrence, uluslararası toplumun standartlar belirlemek için çalıştığını ancak uzay ticareti hızının bu düzenlemelerin çok önünde olduğunu belirtiyor.
Araştırma, Communications Earth & Environment dergisinde yayımlandı.
Kaynak: https://www.bbc.com/news/articles/cpd8z4eqlxno
