1. Anasayfa
  2. Teknoloji

Neuralink Çipiyle 100 Gün: “Bilim Kurgu Gibi Hissettiriyor”

Neuralink Çipiyle 100 Gün: “Bilim Kurgu Gibi Hissettiriyor”
0

World of Warcraft oynamak genellikle klavye, fare ve ciddi bir kas hafızası gerektiriyor ancak Neuralink kullanan bir hasta için sadece yoğun bir odaklanma yetiyor.

Motor korteksine yerleştirilen beyin çipiyle 100 günü geride bırakan İngiliz Ordusu gazisi Jon Noble, deneyimin “bilim kurgu gibi hissettirdiğini”, birkaç ayın ardından deneyimin daha konforlu hale geldiğini söylüyor.

Jon Noble, X platformunda şunları paylaştı: “Warcraft’ı ilk kez sadece düşünce kontrolüyle o zaman açtım… Şu an hiçbir el desteği olmadan, fare veya klavye kullanmadan, sadece niyet ederek Azeroth’ta tam hızda keşif yapıyor ve baskınlara katılıyorum. Dürüst olmak gerekirse bu muazzam bir şey. Bu özgürlük bağımlılık yapıyor.”

Bu dönüm noktası sadece kişisel bir başarı değil. Beyin-bilgisayar arayüzlerinin laboratuvar ortamından çıkıp, henüz az sayıda insan için de olsa, günlük yaşama nasıl dahil olmaya başladığına dair nadir bir bakış sunuyor.

Noble, Neuralink’in ilk insanlı denemelerine katılan sınırlı sayıdaki grupta yer alıyor. Diğer hastalar gibi o da geçirdiği bir omurilik yaralanması nedeniyle boynundan aşağısı felçli durumda. N1 olarak bilinen implant, sinirsel sinyalleri dijital komutlara çevirmek ve kullanıcıların cihazları düşünerek kontrol etmesini sağlamak amacıyla tasarlandı.

Süreç, cerrahların küçük bir kesi açmasını ve bir robotun beyne ultra ince elektrotlar yerleştirmesini kapsıyor. Hastalar birkaç gün içinde beyni bir giriş aygıtı olarak kullanmayı öğrenmeye başlıyor.

Noble’ın implantı birkaç hafta içinde bir bilgisayarla eşleştirildi ve temel görevler üzerinde pratik yapmaya başladı. Bu süreç ilk başta ekranda bir imleci hareket ettirmekle sınırlıyken, sonunda World of Warcraft oynamaya kadar uzandı. Noble bunu, üzerinde eğitim aldığı sistemin doğal bir uzantısı olarak tanımlıyor.

Beyin-bilgisayar arayüzleri onlarca yıldır inceleniyor ancak genellikle kontrollü ortamlar ve sınırlı kullanım alanlarıyla kısıtlı kalıyordu. Neuralink’in tüketici dostu kullanılabilirliğe ve hızlı gelişime odaklanan yaklaşımı, söz konusu sınırları genişletiyor.

Bu teknoloji yalnızca oyunlarla ilgili değil, erişilebilirlikle de ilgili ama oyunlar da sürecin bir parçası. Felçli veya ciddi motor bozukluğu olan bireyler için bir bilgisayarı sadece düşünceyle kontrol edebilmek, bağımsızlığa doğru atılan büyük bir adım. Eskiden yardım gerektiren görevler artık tek başına yapılabiliyor.

Karmaşık bir video oyunu oynamak gibi dikkat çekici örnekler farklı bir amaca da hizmet ediyor. Bunlar teknolojinin sadece işlevsel değil, aynı zamanda uyarlanabilir olduğunu kanıtlıyor. Eğer bir beyin sinyali bir imleci hareket ettirebiliyorsa, dijital bir dünyada gezinebilir, komut verebilir ve gerçek zamanlı tepki verebilir.

Beyin YZ Gücü

Bu uyarlanabilirlik hem heyecanı hem de huzursuzluğu besleyen ana unsur. Cihazları sadece düşünceyle kontrol etme fikri açık bir cazibeye sahip olsa da insan ve makine arasındaki sınırın nerede olduğuna dair soruları da beraberinde getiriyor.

Şimdilik sorular büyük ölçüde teorik kalıyor. Neuralink’in denemeleri henüz ilk aşamalarında ve kontrollü koşullar altında az sayıda katılımcıyı kapsıyor. Teknoloji, cerrahi müdahale, sürekli kalibrasyon ve mühendis ekibinden destek gerektiriyor. Dolayısıyla yakın zamanda tüketici cihazlarında karşımıza çıkacak bir şey değil.

Yine de teknoloji daha güvenli, güvenilir ve yaygınlaştırılabilir hale gelirse uygulamaları mevcut odağının çok ötesine geçebilir. Oyun dünyası erken bir vitrin olsa da protez uzuvların kontrolünden artırılmış gerçeklik sistemleriyle etkileşime kadar pek çok olasılık bulunuyor.

Elbette her büyük gelişmede olduğu gibi güvenlik, gizlilik ve uzun vadeli etkiler hakkında sorular sorulacaktır fakat mevcut soruları asıl öne çıkaran şey, bunların teorik alandan pratik alana hızla kaymış olması.

Noble’ın ilk 100 günü, bu evrimin devam eden bir kesitini sunuyor. Sırada ne olduğu ise gerçek bir belirsizlik. Beyin-bilgisayar arayüzlerinin bir erişilebilirlik aracı veya sadece bir merak unsuru olarak mı kalacağı, yoksa klavye ve fareyi delikli kartlı bilgisayarlar kadar eskimiş mi kılacağı zamanla görülecek.

Kaynak: https://www.techradar.com/ai-platforms-assistants/warcraft-with-pure-thought-control-100-days-with-neuralink-feels-like-science-fiction-to-early-brain-chip-pioneer
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    sevdim
    Sevdim
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir