1. Anasayfa
  2. Bilim ve Dünya

Mars Gezgininin Artık GPS Benzeri Bir Sistemi Var

Mars Gezgininin Artık GPS Benzeri Bir Sistemi Var
0

NASA’nın Perseverance keşif aracı, Mars’taki otonom navigasyon sistemlerinde sorunlar yaşıyor. Araç, tam konumunu belirlemek için Dünya’dan rehberliğe ihtiyaç duyuyor. Bulunduğu genel bölgeyi saptayabilse de tehlikeli arazilerden kaçınmak için hala insan operatörlerin yönlendirmesi gerekiyor. Bu durum Perseverance’ın keşif yapmasına engel olmasa da otonom menzilini ciddi şekilde kısıtlıyor. İki gezegen arasındaki iletişim ortalama 24 dakika sürüyor ancak NASA, tam konumun belirlenmesi için günde sadece bir kez irtibat kurulabildiğini belirtiyor.

Uzay ajansı, panoramik kameraları, kızıl gezegenin yüzeyine dair uydu bilgilerini ve gezgindeki kullanılmayan bir çipi içeren dahiyane bir yöntemle bu sorunu çözdü. Perseverance bünyesindeki Helikopter Baz İstasyonu, daha önce helikopterle iletişim kurmak için kullanılan bir Qualcomm Snapdragon 801 SoC ile donatılmış durumda fakat hava aracının 2024 yılında emekli edilmesinden bu yana çip atıl ve kullanılmaz halde bekliyordu. NASA mühendisleri, Perseverance’ın yaklaşık 10 inç (yaklaşık 25 cm) hassasiyetle konumunu bulmasına yardımcı olması için çipi yeniden amaçlandırmaya karar verdi.

Keşif aracı, çevresinin panoramik fotoğraflarını çekiyor, bu verileri SoC’ye aktararak kuş bakışı bir görünüme dönüştürüyor ve ardından elde edilen veriyi yörüngedeki uzay araçlarından alınan uydu arazi haritalarıyla karşılaştırıyor. 360 derecelik fotoğrafın uydudan gelen görüntülerle eşleştirilmesi sayesinde araç, yüzeydeki kesin konumunu saptayabiliyor. NASA, 24 uyduluk bir ağa ihtiyaç duymadan GPS görevi gören bu teknolojiye Mars Global Localization adını veriyor.

NASA Jet Propulsion Laboratory bünyesinden Vandi Verma konuyla ilgili “Bu, keşif aracına GPS vermek gibi bir şey. Artık Mars’taki kendi konumunu belirleyebiliyor.” dedi. Verma sözlerine, “Bu durum, keşif aracınınotonom olarak çok daha uzun mesafeler kat edebileceği, dolayısıyla gezegeni daha fazla keşfedip daha fazla bilimsel veri elde edeceğimiz anlamına geliyor. Söz konusu yöntem, hızlı ve uzak mesafeler kat eden hemen her keşif aracındakullanılabilir.” şeklinde devam etti.

Bu, NASA mühendislerinin gezegenler arası mesafelerde gerçekleştirdiği ilk çalışma değil; ama bir uzay aracını yüz milyonlarca km uzaktan başarıyla yeniden programlamak hala hayranlık uyandıran bir başarı olarak görülüyor. Uzay ajansı benzer bir başarıyı, 1977’de fırlatılan Voyager 1 uzay aracı derin uzayda bir hatayla karşılaştığında da elde etti. Bellek modülü 45 yılı aşkın yolculuğun ardından nihayet arızalandığında, mühendisler hatalı çipi devre dışı bırakıp aracı çalıştırmaya devam edecek bir yol buldu. Voyager 1, 2025 sonu itibarıyla bir ışık günü mesafeye ulaştı; yani komutların araca ulaşması 24 saat, yanıtın alınması ise bir 24 saat daha sürüyor. Bu da onu Dünya’dan en uzaktaki insan yapımı nesne konumuna getiriyor.

Kaynak: https://www.tomshardware.com/tech-industry/nasa-engineers-reprogram-the-perseverance-rover-for-autonomous-navigation-from-140-million-miles-away-repurposes-its-ancient-unused-qualcomm-801-soc-accurate-to-within-10-inches

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    sevdim
    Sevdim
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir