NASA bilim insanları, uzaydaki mikro yerçekimi ortamında ateşin nasıl davrandığıyla uzun süredir ilgileniyor. Hatta, çeşitli alev geciktirici malzemeleri ve yerçekimi yokluğunda ateşin nasıl yayıldığını incelemek için Northrop Grumman Cygnus uzay aracının içinde kontrollü alevler yaktılar.
Şimdi ise bu hayat kurtarıcı araştırmayı bir adım öteye taşımayı planlıyorlar. Uzay ajansının Ay’da kalıcı bir varlık gösterme hedefi doğrultusunda, NASA bilim insanları Ay yüzeyindeki malzemelerin yanabilirliğini test etmeye yönelik planlarını açıkladı. Bu planlar, Universe Today tarafından fark edilen ve yakın zamandaki bir gezegen bilimi konferansında sunulan bir belgede detaylandırıldı.
Flammability of Materials on the Moon (FM2) adı verilen deney kapsamında araştırmacılar, NASA-STD-6001B olarak bilinen standart testin geçerliliğini sınıyor. Bu test, bir malzemenin güvenliğini değerlendirmek için ona yaklaşık 15 santimetrelik bir alev tutulmasını içeriyor. Malzeme bu alevin 15 santimetre üzerine kadar yanarsa veya yanan parçalar damlatırsa testi geçemiyor. NASA’ya göre bu standart, “uzay araçlarında ve buna bağlı yer destek ekipmanlarında kullanılması amaçlanan malzemelerin değerlendirilmesi, test edilmesi ve seçimi” için zorunlu tutuluyor.
Ancak bilim insanlarının son görev taslağında belirttikleri gibi ortada bariz bir sorun bulunuyor: Test normal yerçekiminde (1G) yapılıyor ve bir malzeme 1G testini geçerse uzay uçuşu için güvenli kabul ediliyor fakat Ay yüzeyindeki kısmi yerçekimi, ateş hakkındaki anlayışımızı altüst edebilir. Bilim insanları bu soruyu bir an önce yanıtlamak için yarışıyor çünkü bir uzay aracının dar sınırları bir yana, Ay’daki bir yaşam alanının içinde açık ateş yakmak bile kolaylıkla felaketle sonuçlanabilir.
Araştırmacılara göre, Dünya’da “sınırda yanıcı olmayan” bir malzeme, daha düşük yerçekimi koşullarında yanıcı hale gelebilir. Bunun nedeni, Dünya’da alevin sönmesine yol açan ve taze oksijenin döngüsel olarak yeniden alevle buluşmasını sağlayan blowoff (üfleme) adlı sürecin kısmi yerçekiminde yavaşlayabilmesi. Başka bir deyişle, alevin kimyasal reaksiyonları Ay ortamına “ayak uydurabilir” ve bu da bir malzemeyi Ay’da Dünya’dakinden daha yanıcı hale getirebilir.
Ağırlıksızlık etkisini simüle etmek için kullanılan düşme kuleleri ve yüksek atmosfere bilimsel araçlar taşıyan sonda roketleri (suborbital roketler) ile yapılan çalışmalar, bazı kısmi yerçekimi ortamlarının belirli malzemeler için yanabilirlik limitlerini artırmasının beklendiğini gösterdi.
Ayrıca, gelecekte Ay veya Mars’taki kaşiflerin yaşayabileceği oksijen açısından zengin ortamlar da risk taşıyor. Bu karışım astronotların nefes almasına yardımcı olsa da yangınları besleyebiliyor.
Söz konusu durumu doğrudan, düşme kulesi veya sonda roketi testlerinden daha uzun süreli incelemek isteyen araştırmacılar, Ay’daki küçük yaşam atmosferlerinde dört katı yakıt örneği yakmayı teklif ediyor.
Görevin planlanan fırlatma tarihi 2026 sonu olarak belirlendi. Ateşin nasıl davranacağı; kameralar, radyometreler ve bir oksijen sensörüyle ölçülecek.
Araştırmacılar, bu testlerin temel veriler sağlayacağını ve Ay yerçekiminin malzeme yanabilirliğini nasıl etkilediğini anlamaya yönelik geniş çaplı çabaların bir parçası olduğunu ifade ediyor.
Bilim insanları, Ay’da kapsamlı bir yerleşim kurana kadar yapılacak kısıtlı test serisinin, Ay ve Dünya’daki yangınlar arasında bir karşılaştırma yapılmasına olanak tanıyacağını savunuyor.
Deneyin sonuçları, gelecekte Ay’da görev yapacak astronotların güvenliği açısından kritik olabilir çünkü olası bir yangın durumunda bu kişilerin Ay’daki yaşam alanlarını terk etme imkanı olmayabilir. Ayrıca Dünya’da yanıcı olmayan bir malzemenin Ay’da yanıcı hale gelmesi, örneğin astronot kıyafetleri açısından ciddi riskler doğurabilir.
Kaynak: https://futurism.com/future-society/nasa-starting-first-fire-moon
