Teknoloji
18/2/2025
Bir yapay zeka sistemi, yalnızca gözleri analiz ederek bireylerin biyolojik cinsiyetini belirlemeyi başardı. Derin öğrenme tabanlı bu model, ResearchGate’te yayımlanan araştırmaya göre Birleşik Krallık Biobank veri setinden 84.743 retina görüntüsüyle eğitildi. Eğitim süreci sayesinde, doktorlar tarafından geliştirilen sistem, retina fotoğraflarını oldukça yüksek bir doğruluk oranıyla analiz edebilecek seviyeye ulaştı.
Yapay zeka modeli, retina analizinde sağlıklı bireylerde %85,4 doğruluk oranı yakalarken, foveal patoloji (görme keskinliğinde azalmaya neden olan maküler bir bozukluk) bulunan bireylerde başarı oranı %69,4’e düştü. Bu durum, makulanın merkezinde bulunan foveanın, modelin doğruluğunda kritik bir rol oynadığını gösteriyor.
Bu tür modellerin geliştirilmesi, retina özellikleri ile biyolojik cinsiyet ve bazı hastalıkların ilişkisini ortaya koyarak daha iyi tanı araçlarının geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Derin öğrenme teknolojisinin sağlık alanını dönüştürebileceği vurgulanan araştırmada, makine öğrenimi (AutoML) sayesinde yeni biyobelirteçlerin keşfedilerek hastalıkların daha iyi teşhis edilmesine yardımcı olunabileceği belirtiliyor.
Yapay zekanın retina üzerinde çalışmak için seçilmesinin nedenlerinden biri, sinir ve damar dokusunun invaziv olmayan bir şekilde aynı anda görüntülenebildiği tek doku olması. Araştırmada şu ifadeler yer alıyor:
"Göz doktorları, 19. yüzyılın ortalarında oftalmoskopun klinik kullanıma girmesinden bu yana bu yöntemi uyguluyor."
Son yıllarda yapılan araştırmalar, retina biyobelirteçlerinin sistemik sağlık göstergelerini ve yaşlanma süreçlerini haritalayabildiğini ortaya koydu. Bu nedenle, oftalmoloji ve tıbbın diğer alanlarında yapay zeka modellerinin geliştirilmesi için uygun bir başlangıç noktası olarak değerlendiriliyor.
Bir yıl önce, Hong Kong’da bir bilim insanı, altı yaşındaki çocukların retinasını tarayarak otizm spektrum bozukluklarını tespit edebilen bir yapay zeka ve makine öğrenimi yöntemi geliştirdi.
Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, her 160 çocuktan 1’inin otizm spektrum bozukluğuna sahip olduğu ve bu durumun dünya çapında nüfusun yaklaşık %1’ini etkilediği tahmin ediliyor. Otizm, bireylerin sosyal etkileşimlerini, iletişim becerilerini ve öğrenme süreçlerini etkileyen bir nörolojik durum olarak tanımlanıyor.
Yapay zeka destekli yüksek çözünürlüklü bir retina taraması, otizmli çocukları erken tespit etmeye ve erken müdahale programlarına dahil etmeye yardımcı olabilir. Bu teknoloji, gözdeki lif katmanlarını ve kan damarlarını analiz eden özel bir yazılım kullanarak, otizm riski taşıyan çocukları belirlemeyi hedefliyor.
Profesör Zee’nin geliştirdiği teknoloji, 70 çocuk üzerinde test edildi: 46’sı otizmli, 24’ü ise kontrol grubuna dahil edildi. Yapay zeka modeli, otizmli çocukları %95,7 doğruluk oranıyla tespit etmeyi başardı. Araştırmaya katılan çocukların ortalama yaşı 13 olup, en küçük katılımcı altı yaşındaydı.
Zee’nin bulguları EClinicalMedicine adlı tıp dergisinde yayımlandı ve bu yöntemin erken tanı ve tedavi süreçlerinde büyük bir ilerleme sağlayabileceği belirtiliyor.